Ana Sayfa

1 - Bahçeli'nin Erdogan plani - Bahçeli iktidar oldugu gün dügmeye basacak. MHP liderinin plani söyle:, 2 - Erdogan: Sehit cenazeleri abartili veriliyor - Medyanin sehit cenazelerini abartili verdigini, hükümete karsi maksatli ve ideolojik bir tutum olarak niteleyen Erdogan, hükümete karsi faaliyet gösteren “Derin Türkiye” oldugunu söyledi ve “Biz onlari yikacagiz, kaldiracagiz” dedi., 3 - Genç Parti çok iddiali geliyor - GP yüzde kaç oy alacak? Iktidarlarinda neler degisecek? Emin Sirin çok iddiali.., 4 - Bana nasil hain dersiniz - Bülent Arinç, sehit cenazesinde kendisini protesto edenlere ates püskürdü;, 5 - Yunanlilar yine taciz etti - Yunanistan'a ait uçaklar dün 5 defa, Türk uçaklarini yine taciz etti., 6 - Kimseden vergi alinmayacak - Bagimsiz Türkiye Partisi Genel Baskani Haydar Bas, vaat yarisinda hiz kesmedi., 7 - Gölgede 39 derece - Kelimenin tam anlami ile yanacagiz! Cehennem sicaklarina karsi bu uyariya kulak verin..., 8 - Askerin kani yerde kalmadi - Devriye gezen araca ates açip kaçan teröristler askerin takibinden kurtulamadi., 9 - Yaprak Dökümü kilitleyecek - 'Yaprak Dökümü'nün final bölümü nefes kesecek. Izleyenler çöküp kalacak., 10 - PKK'li buldun mu keseceksin - Terör örgütünün yaraladigi orman isçilerine Elazig Valisinden tavsiye.., 11 - En kritik MGK toplantisi - MGK kritik gündem maddeleriyle bugün toplaniyor. Peki masada neler var?, 12 - Isçi Partisi'nden Gül suç duyurusu - Isçi Partisi 11. Cumhurbaskani adayi olan Abdullah gül hakkinda suç duyurusunda bulundu. Peki suç neydi?, 13 - Istanbul'a 15 uçak dolusu polis - 1 Mayis dolayisiyla Istanbul'a 15 uçak dolusu polis getirildi. THY'den bu is için uçak kiralandi., 14 - Cumaya göre daha fakiriz - Siyasette yasanan gerilimin faturasi yine cebimize yansiyor. Türkiye cuma aksamina göre daha fakir..., 15 - Taksim'e çikan dayak yedi! - 1 Mayis'a kapali olan Taksim'den çarpici kareler yansidi. Biber gazlari ve joplar devreye girince bu manzara çikti., 16 - Tarihi toplanti basliyor - Her iki halde de tartisilacak. Tarihi toplanti basladi. 'Bugün karar çikar mi?' sorusuna Tugcu bakin ne dedi?, 17 - Borsa düstü dolar yükseldi - Piyasalar nasil bir seyir izleyecek? Dünkü çalkantidan sonra dolarin atesi dinmedi. Borsa düsüsünü sürdürdü., 18 - Genç Parti'den CHP'ye teklif - Siyasette yeni gelismeler yasaniyor. Kriz ortami yeni sürprizlere gebe. Genç Parti'den CHP'ye teklif geldi., 19 - Solda yeni bir parti kuruluyor - Solda yeni bir parti arayisi hiz kazandi.. Solun agir toplari bugün Istanbul'da bulusuyor., 20 - Anavatan'da kongre tarihi - Anavatan Partisi 9. Olagan Büyük Kongresi, 2-3 Haziran tarihlerinde Ankara'da toplanacak., 21 - Özal'da 367 sarti aranmadi - Anayasa Mahkemesi sok etti. Oysa yakin tarihin en canli örnegi olan Özal'in seçiminde 367 sarti aranmamisti., 22 - Mahkeme kararini açikladi - Anayasa Mahkemesi günboyu süren toplantinin ardindan tarihi karari açikladi. Iste o karar.., 23 - CHP bayram yapiyor - Anayasa Mahkemesi'nin karari CHP'de bayram havasi estirdi. Milletvekilleri birbirlerini kutladilar., 24 - Hükümetten seçim için tek sart - Hükümet kararini verdi. Erken seçim çagrisina "hodri meydan" dedi. Ancak AK Parti'nin bir sarti var. Iste açiklama;, 25 - Bu siyaset için suikasttir - Anayasa Mahkemesi karari ve iktidarin tavrina Anavatan lideri Erkan Mumcu isyan etti... Mumcu su açiklamayi yapti;, 26 - Arinç Çankaya'ya mi çikiyor? - Cumhurbaskani Sezer'in görev süresi 16 Mayis'ta sona eriyor. Peki Sezer'in yerine kim vekalet edecek?, 27 - Baykal pazarlik yok dedi - CHP lideri Baykal "artik partizanca cumhurbaskani seçilmeyecek" dedi ve iktidarin sartina su yaniti verdi;, 28 - Oylama yok! Yeni takvim var - TBMM Baskani Arinç, danisma kurulunu toplantiya çagirdi. Yeni takvim ile birlikte yeni kriz geliyor., 29 - Erdogan kurmaylarini topladi - Ankara sicak bir gece yasiyor. Erdogan degerlendirme için partisinin Merkez Yürütme Kurulu'nu topladi., 30 - Gül 2 seçim birden istedi - Abdullah Gül Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararini degerlendirdi. Gül bundan sonrasi için 2 seçim birden istedi.., 31 - Ata ve Türkiye asagilaniyor - Mahkeme karari yediler, özür dilediler… Türk halki unutur deyip, rezillige kapi açtilar… , 32 - iPhone'la Cola içebilirsiniz video - Iphone’nun yeni modeli görenleri hayrete düsürecek özelliklere sahip..., 33 - Pendik faciasi 'ev'lendirdi - Unutulacak gibi degil. Pendik faciasi.. Hezimeti yasatanlar yine gündemde., 34 - CHP'den Erdogan'a bavul - Erdogan'in birakirim restini CHP gördü. Partili gençler Erdogan'a bavul gönderdi., 35 - Sen Simdi Öldün Mehmet'im - PKK yatakçilari, hapishaneden Meclis'e giriyorsa bunun hesabini kimden sorayim Mehmet'im, 36 - Talabani'nin AK Parti sevinci - Celal Talabani, AK Parti'nin seçim zaferini degerlendirdi. Sonuç memnun etti..., 37 - Iste DTP-MHP karsilasmasi - DTP'lilerle MHP'li vekillerin birbirlerine tavri merak ediliyor. Iste vekillerin ilk karsilasmasi..., 38 - Patronlarin iki istegi var - Herkes seçim diyor. Patronlar da iktidardan "erken seçim" istedi. Basbakan ile görüsmede iki istek iletildi., 39 - Gül:"Cumhurbaskanini halk seçsin" - TRT'de yayinlanan 'Enine boyuna' adli programa katilan Cumhurbaskani adayi ve Disisleri Bakani Abdullah Gül çarpici açiklamalarda bulundu., 40 - SOK CEZA - Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Fortis Türkiye Kupasi yari final rövans maçindaki olaylar nedeniyle Fenerbahçe Kulübü ve yöneticilerine ceza yagdirdi., 41 - Parayi birakin CHP'ye gelin - Baykal canli yayindan DSP'ye birlesmeyi önerdi. Baykal, "bunun para ile ilgisi yok" deyip sunlari söyledi;, 42 - Anayasa Mahkemesi'nden tepki - Basbakan Erdogan'in Anayasa Mahkemesi karariyla ilgili açiklamalari tepki aldi. Gelen açiklama söyle;, 43 - DSP'den Baykal'a yanit var - Solda güçbirligi olacak mi? Baykal'in bütünlesme çagrisina DSP lideri Sezer'den jet hiziyla cevap geldi., 44 - Basimiza padisah çikarlar - Cumhurbaskanini halk seçsin deniyor. 5+5 formülü öneriliyor. Ancak hukukçular bunu çok sakincali buluyor. Nedeni de su;, 45 - Baykal hakkinda inceleme - CHP lideri Deniz Baykal hakkinda inceleme baslatildi. Nedeni ise mahkeme kararindan önceki su sözleri;, 46 - Iktidar bildiriyi biliyor muydu? - Iktidarin magduriyet edebiyati yaptigini belirten Mumcu, ""Aldigim duyumu paylasacagim" diyerek açikladi;, 47 - MHP'den yanit: Biz haziriz - Bahçeli, partisinin erken seçime hazir oldugunu ifade etti ve seçimin yegane kurtulus oldugunu söyledi..., 48 - Taliban yine bas kesti - Afganistan siniri yakininda ABD için casusluk yapmakla suçladiklari bir kisiyi basini keserek öldürdüler..., 49 - Bize saldiranin elini keseriz - Ahmedinejad yine esti gürledi. Amerika'ya mesaj gönderen Ahmedinejad, kizdiracak sözler etti;, 50 - Komutan konvoyunda kaza - Ankara'dan Istanbul'a giden Deniz Kuvvetleri Komutani Oramiral Yener Karahanoglu'nun konvoyu kaza yapti., 51 - Öldürülen PKK'li DTP'linin oglu - Mardin'in Derik Ilçesi'nde bir eve yapilan baskinda ölü ele geçirilen PKK'li terörist DTP'li baskanin oglu çikti., 52 - AK Parti'den mahkeye yanit - Anayasa Mahkemesi'nden gelen sert uyariya AK Parti'den jet yanit geldi. "Hedefler karismis"..., 53 - Partilere baraj atlatacak teklif - Ankara hizli degisikliklere sahne oluyor. Seçim ittifaki yasal hale gelecek. Mumcu'nun teklifi söyle;, 54 - Kol saatinden kredi karti - Cüzdan tasima, kredi karti çikarma derdine son. Artik alisverisinizi saatinizle yapabileceksiniz. Nasil mi?, 55 - Fenerbahçe UEFA'ya gidiyor - Fenerbahçe Yönetimi, Futbol Federasyonu’nu UEFA’ya sikayet etmek için harekete geçti..., 56 - Paket muhalefete sunuldu - AK Parti Anayasa degisikligi paketine son seklini verdi. Muhalefetin kapisini çaldi. CHP ve Anavatan'a sunuldu., 57 - Giyim enflasyonu azdirdi - Yillik üretici fiyatlarinda enflasyon tek haneye indi. Ancak giyimdeki rekor artis enflasyonu körükledi., 58 - Derbinin hakemi belli oldu - Cumartesi günü oynananacak Besiktas Fenerbahçe derbinin hakeme açiklandi. Bu maçta görev yapacak olan hakem..., 59 - Izmir Limani'na rekor fiyat - TCDD Genel Müdürlügüne ait Izmir Limaninin özellestirme ihalesinde, en yüksek teklif verildi..., 60 - DSP'den CHP'ye yanit - CHP lideri Deniz Baykal, DSP'ye "partiyi kapatin gelin" çagrisi yapmisti. DSP'nin yaniti geldi..., 61 - Kandogan'in bileti kesildi - Cumhurbaskanligi ilk tur oylamasina katilan DYP Genel Baskan Yardimcisi Kandogan partiden ihraç edildi, 62 - Bilgisayarin getirdigi mucize - Rütuslanan fotograflar, kisiyi ne kadar degistirir? Izleyin, gerçekten çok sasiracaksiniz!, 63 - ADSL'lilere bedava konusma imkani - Internet servis saglayicisi Superonline, ADSL kullanicilarina bedava telefon görüsmesi yapma imkani sundu., 64 - Bu kez spor siyasete karisiyor - TÜRK sporunun çesitli branslarinda görev alan yöneticiler, seçim ortami ile birlikte siyasete atiliyorlar, 65 - Gözün göremedigi o anlar - Gözümüz çok hizli hareketleri göremez. Çok ani refleksler fotograf makinalarinda saklidir. Iste öyle 5 kare var., 66 - En ince ayrintisina kadar anlatti - Ne bitti ne döndü o anlarda? Kimse bilmiyordu. Herseyi en ince detayina kadar anlatti Ümmet Kandogan., 67 - Tigana Besiktas'i birakiyor - Besiktas Teknik Direktörü Tigana, Besiktas'i birakacagi tartismalarina son noktayi koydu..., 68 - Erdogan hakkinda sorusturma - Ankara'da sicak gelismeler var. Bassavcilik Basbakan Erdogan hakkinda sorusturma baslatti. Nedeni ise;, 69 - DYP terazisi agir basti - Erkan Mumcu birlesmenin ipuçlarini verdi. Anavatan lideri bu konuyu konusmak istemedi ama bazi ayrintilar verdi., 70 - Sözün bittigi yer aglatacak - 3 yeni film vizyona giriyor. Iste duygusal bir film, Meslegi palyaçoluk olan bir baba ve kan kanseri olan oglunun drami..., 71 - Kilo vermenin 30 farkli yolu - Diyet yapip 100 gram bile veremiyor musunuz? Iste uygulamasi kolay, zevkle deneyeceginiz minik ipuçlari;, 72 - Büyükanit Erdogan'la görüsüyor - Istanbul'da sürpriz bir görüsme gerçeklesiyor. Orgeneral Yasar Büyükanit, Basbakan ile biraraya geldi., 73 - Lider Agar mi Mumcu mu? - Isim degisikligi gündemde. Fiili birlesme tarihi kesin... Lider isi de halledildi. Agar canli yayinda açikladi., 74 - Manisa'da miting krizi - Manisa’da yarin yapilacak Cumhuriyet Mitingi öncesinde bayraklarin toplandigini iddia eden esnaf belediyeye yürüdü..., 75 - Birlesme tamam iste lider - Gece yarisi bulustu iki lider. Tam iki saat sürdü. Son pürüzler asildi. Iste yeni parti ve onun lideri., 76 - Önümüzdeki günler çok seye gebe - CHP ve DSP kapilari tam kapatmadi. DSP, Anavatan ile de flörtte. Sezer arayislarla ilgili su ilginç açiklmayi yapti:, 77 - Inönü'de nefes kesen derbi - Son dört haftaya girdik. Iki takim bas basa gidiyor. Inönü'de kozlarini paylasacaklar., 78 - Içinde 115 kisi olan uçak düstü - Kamerun'dan Nairobi'ye gitmek için kalkan uçak düstü. Uçakta 115 kisi oldugu açiklandi., 79 - Manisa ve Çanakkale - Cumhuriyet mitingleri Manisa ve Çanakkale'de. Meydanlar kirmizi beyaz renklere büründü., 80 - Inönü'de 5 bin emzik - Çarsi yne orjinal bir eyleme imza atiyor. Belki ezeli rakipleri kizacak ama ilginç bir protesto olacagi kesin., 81 - Agar ve Mumcu alkislarla - DYP ve Anavatan cesur bir adim attilar. Birlesme karari alan Mumcu ve Agar salondakileri costurdu., 82 - Iste partinin yeni amblemi - DYP ve Anavatan birlesti. Demokrat Parti çatisi altinda birlestiler. Iste seçmeni bekleyen partinin yeni amblemi., 83 - Bu derbi 2004'ün rövansi - Besiktas Divan Kurulu Toplantisi yapildi. Bayram Yagci, Fenerbahçe Derbisi'nin 2004'ün rövansi oldugunu söyledi., 84 - Çankaya'da türban istemiyoruz! - Sultan meydani doldu. Cumhuriyet mitingi Türk bayraklariyla donatildi. Katilimcilar degisik pankartlar açti., 85 - Kerkük'te kritik günler - Kerküklü gazeteci Semsettin Küzeci "Kerkük Kürtlerin eline geçerse Türkiye büyük zarar görür" dedi., 86 - Mitingte 'birlesin' sloganlari - CHP ve DSP birlesme adina olumlu adim atmadi ama Cumhuriyet mitinglerinde halk tek bir slogan atti., 87 - HER YERDEYIZ pankartina - Besiktaslilardan pankart oyunu. Inönü'ye HER YERDEYIZ pankartini asan sari lacivertliler saskina döndü., 88 - Inönü'de binlerce emzik - Çarsi yine orjinal bir eyleme imza atiyor. Belki ezeli rakipleri kizacak ama ilginç bir protesto olacagi kesin., 89 - Mitingten ilginç kareler *Resim - Bir miting daha geride kaldi. Çanakkale ve Manisa'dan ilginç pozlar takildi objektiflere. Iste o kareler.., 90 - Mumcu açti agzini yumdu gözünü - Mumcu Genelkurmay'in açiklamasindan haberi oldugu yönündeki sözlere karsi agzini öyle bir açti ki..., 91 - 13 gün önce 13 gün sonra - 24 Nisan'da AK Parti'den "Gül"en yüzler yansimisti objektiflere. Ve 6 Mayis... Bakin fotograflar neler anlatiyor..., 92 - Böyle de bir hata yapilmaz ki - Bir is adami 33 bin euro vererek bir cip aldi ama sevinci kursaginda kaldi. Satici firma öyle bir hata yapti ki.., 93 - CHP bütünlesmeye evet dedi - CHP ve DSP ittifaki tamam gibi. Iki partinin görüsmeleri somut adima dönüstü. Baykal'dan açiklama geldi., 94 - Artik seçimler 4 yilda bir - Meclis, siyasette önemli bir degisime imza atti. Türkiye bundan böyle 4 yilda bir sandik basina gidecek., 95 - Baykal solda isbirligini ilan etti - Önümüzdeki seçimler ittifaklar seçimi olacak. Sagdaki birligi ardindan, Baykal solda da isbirliginin saglandigini ilan etti., 96 - Kupa finali ondan sorulacak - Besiktas ile Kayseri Erciyesspor takimlari arasinda oynanacak Fortis Türkiye Kupasi finalini yönetecek hakem belli oldu, 97 - Sicaklik azaliyor yagmur geliyor - Tüm yurtta artan hava sicakligi yarin azalarak mevsim normalleri üzerinde seyredecek. Iste hava durumu;, 98 - Hakkari'de korkutan deprem - Kandilli Rasathanesi'nde alinan bilgiye göre Hakkari'de hafif siddette bir deprem meydana geldi.., 99 - Deniz Gezmis ve arkadaslari anildi - Deniz Gezmis ve arkadaslarinin idam edilisinin 35'inci yildönümü nedeniyle anma yürüyüsü düzenlendi., 100 - Bagdat'tan ses seda yok! - Türkiye, PKK terörü konusunda Irak'a sert bir nota vermisti. Aradan bir ay geçti ama Irak'ta "tik" yok... Nedenini uzmanlar;, 101 - Bu gurur Is Bankasi'nin - Dünyanin en büyük 2000 sirketi arasindalar. 2004'ten beri ilk 500'deler. Bu yil siralamayi gelistirdiler., 102 - Youtube para dagitiyor - Dünyaca ünlü bir video paylasim sitesi olan Youtube gönderilen videolar için para ödeyecek., 103 - Bira ve saraptan elektrik ürettiler - Avustralyali bilimadamlari yeni bir bulusa imza atti. Bilim adamlari bira ve saraptan elektrik ürettiler. Nasil mi?, 104 - Hangi parti ne kadar alacak? - Hazine, partilere seçim parasi ödeyecek. Hangi parti ne kadar alacak? Seçime kaç parti girecek..?, 105 - Irak'tan 2 milyar YTL alacakliyiz - Merkez Bankasi, 16 yildir tahsil edemedigi alacaklari için harekete geçti. Irak'in borcu 2 milyar YTL'yi buluyor., 106 - Tuncay Olimpiyakos'a göz kirpti - Fenerbahçe'nin iki cigerli futbolcusu. Yildizi burada parladi ama kanatlanip uçmak istiyor. Tuncay komsuya göz kirpti., 107 - Esrarengiz melodi öldürüyor - Her çaldiginda ölüm saçiyor. Telefondaki karanlik melodiyi dinleyenin zor seçimi; Ya kendisi ya arkadasi ölecek..., 108 - Genç Parti CHP'nin pesinde - Cem Uzan bir numarali adamini Rahsan Hanim'a gönderdi. Gündemde CHP ile seçim ittifaki vardi. Iste tablo;, 109 - Juninho Cimbom'a mi geliyor? - Özhan Canaydin taraftarla aralarindaki kirginligin geçici oldugunu söylerken, dev transferlere hazir olun mesaji verdi., 110 - Eurovision'da soguk savas - Eurovision yarismasinin yari finalinde eski Dogu Bloku ülkelerinin üstünlük saglamasi Avrupa'da tartisma yaratti..., 111 - Mumcu o anlar için ne dedi? - Degisiklik paketine destek veren Mumcu'yu Erdogan tebrik etmisti. Peki Mumcu o sahne için ne dedi?, 112 - Haydi 'Sekerim' göster kendini - Merkla beklenen gün geldi çatti. Eurovision sarki yarismasinin galibi bu gece belli olacak. Gözler Dogulu'da., 113 - Çiller'in Agar'a yaptigi isaret - Çiller'in Agar kizginligi geçmedi mi? Istanbul'dan Ankara'ya uçan Çiller'in uçaginda bir isim daha vardi., 114 - Bornova'da bomba patladi - Izmir hafta sonuna kötü girdi. Mitinge ev sahipligi yapacak ilde pazar yerine konulan patlayici infilak etti., 115 - Pornoya karsi Yusufali virüsü - Müslüman bir hacker tarafindan yazildigi söyleniyor. Porno sitelerine girmek isteyenler bakin ne ile karsilasiyor?, 116 - Iskence degil Youtube mahvetti - Ayni okuldan mezun olduklari bir kisiye iskence yaptilar. Görüntüleri Youtube'a attilar. Sonra ne mi oldu?, 117 - DYP kongre tarihini belirledi - DYP ve Anavatan tek çati altinda bulusuyor. Protokol dogrultusunda ilk adim DYP'den geldi., 118 - Türk jetleri Yunan uçagini çevirdi - Yunanistan'dan kalkan özel uçaklar Türk hava sahasinda kayboldu. F-4 Fantom savas uçaklari havalandi., 119 - Çilek hakkinda bilinmeyenler - Çilek yaz aylarinin vazgeçilmez meyvesi. Faydalari saymakla bitmez. Ama çilegin saklama ve yeme sekli de önemli., 120 - Halk seçerse darbe olabilir - Halk seçerse 'felaket olur' diyen sadece Baykal degil. Teziç de ayni düsünüyor. Üstelik darbe olabilecegini ima etti., 121 - Hangi ünlü hangi partiyi istiyor? - Seçim yaklasiyor. Ünlüler partlerin kapisini asindiriyor. Kimisi de teklif bekliyor. Kim hangi partiyi istiyor?, 122 - Edip Akbayram hem PKK konserlerinin hem de Tandogan'in sembolü oldu - Cumhuriyet mitinglerinin favori sanatçisi Edip Akbayram'in, terör örgütü PKK yanlisi etkinliklerin de vazgeçilmez ismi oldugu ortaya çikti., 123 - Sirbistan 'Dua' ile birinci oldu - 52. Eurovision Sarki Yarismasi'nda Sirbistan birinciligi kazandi. Iste Sirbistan'i birincilige tasiyan sarki..., 124 - Sekerim Eurovision'da dörtledi - Bu yil Finlandiya'nin Helsinki kentinde düzenlenen Eurovision'da heyecan sona erdi. Iste sonuçlar.., 125 - Son cumhuriyet mitingi Izmir'de - Izmir'deki mitinge vatandaslar büyük ilgi gösteriyor. Gündogdu Meydani simdiden doldu. Rekor bekleniyor..., 126 - Lig dügümü bugün çözülüyor - Sampiyonluk yarisinda bugün kader günü. Kanarya Izmir'de, Kartal Bursa'da 3 puan avina çikiyor. Nefesler tutulacak..., 127 - Hem karada hem denizde miting - Izmir kordon boyu hem denizden hem de karadan dolmaya basladi. Izmir Gündogdu meydani gelincik tarlasi gibi..., 128 - TSK anneler gününü kutladi - Türk Silahli Kuvvetleri (TSK), Anneler Günü'nü kutladi. Internet sitesinde iki afis çalismasina yer verdi..., 129 - Barzani'nin kalbine bomba - Irak Kürdistan Demokratik Partisi'nin bürosunu hedef alan intihar saldirisinda ilk belirlemelere göre 50 kisi öldü..., 130 - Pankartlarin diliyle miting - Izmir Gündogdu Meydani'ninda yapilan mitinge yüzbinler katiliyor. Ilginç mesajlar içeren pankartlar dikkat çekiyor..., 131 - Liderler anneler gününü kutladi - Anneler Günü dolayisiyla Cumhurbaskani Sezer, Basbakan Erdogan, Meclis Baskani Arinç mesaj yayinladi. Iste mesajlari;, 132 - Partinin adini kaptirdilar - Agar ve Mumcu, günler önce DP çatisinda birlesme karari aldi. Ama basvuru gecikince, partinin adi çoktan kapildi., 133 - El Kaide devlet kuracak iddiasi - El Kaide terör örgütünün Irak'in Sünni bölgesinde seriat devleti kurmak istedigi iddia ediliyor., 134 - DP iktidarina 68 gün kaldi - Ne CHP ne de AK Parti diyenleri Agar, DP'ye çagirdi. Mumcu ve Agar ortak etkinlikte bulusup el ele tutustular., 135 - 500 milyonda bir ihtimal ! - Bu yil 19 Mayis kutlamalarinda gökyüzü bizlere çok özel bir sürpriz hazirliyor. 500 milyonda bir yasanacak olaya hazir olun!, 136 - Bu fotografi hatirladiniz mi? - Tarih Mayis 2006. Üç lider el ele tutusmus. Hatirlayan oldu mu? Ne kadar da uzaklasmisiz birbirimizden.., 137 - Sifir kilometre yaz kampanyasi - Otomobilde cazip kampanyalar arka arkaya devreye girdi. Sifir kilometre de 4 bin 500 YTL'lik indirimler var..., 138 - Sivrisinek derdine artik son - Yazin sivrisinek yüzünden uyuyamiyor musunuz? Gece yarisi sinek avina mi çikiyorsunuz? Artik bunlara son..., 139 - Cimbom'un eksigi daha çok - Dünyanin sayili derbilerinden. Heyecan ve gerilimin eksik olmadigi maçlar. Yarinki maç öncesi iki takimda eksikler var., 140 - MHP'den Susurlukçulara veto - MHP imaj yenileme derdinde. Yönetim ince eleyip siki dokuyor. Susurlukçu adaylar veto yedi., 141 - Rahsan Ecevit Sezer'e çikisti - DSP ve CHP birlikteligi sonrasi gözler ona çevrilmisti. Rahsan Ecevit evinde basin toplantisi düzenledi., 142 - Tatilde sirilsiklam olacagiz ! - Haftasonu toprak yagmurla hasret giderecek. Sicakliklar da düsüyor. Hava raporuna bakmadan plan yapmayin!, 143 - Gökçek yüzde 62.9 dedi - Anketlerin en siradisi en farkli olani belki de Melih Gökçek'te. TBMM komisyonunda elindeki anketleri gösterdi., 144 - SSK ve Bagkur'lulara müjde - Saglik sisteminde hastanin isini kolaylastiracak önlemler devreye giriyor. Yeni teblig SSK'lilari sevindirecek., 145 - Sezer oy kullanmaya çagirdi - Cumhurbaskani Sezer 19 Mayis mesajinda yurttaslara "mutlaka oy kullanin" çagrisinda bulundu.., 146 - TSK'dan 19 Mayis afisleri - TSK, 19 Mayis Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayrami dolayisiyla iki afis hazirladi. Iste o afisler..., 147 - Yilmaz ile Çiller dönüyor mu? - Iki eski lider. Ikisi de partisinden ayri... Ve ikisi de artik o partilerde istenmiyorlar. Peki niyetleri ne?, 148 - Kazanin ardindaki dram - 5 çocuk öldü. Yaslari bes ve altiydi. Kazanin ardindaki gerçek belki de ölüm kadar aci ve çarpiciydi., 149 - Benim atimi kim yedi? - Atini otlasin diye araziye birakti. Geriye döndügünde ne görsün, besleyip büyüttügü atin geriye kemikleri kalmis..., 150 - Gavur Izmir imasi mi? - Izmir mitinginde atilan sloganlar AK Partili belediye baskanini kizdirdi. Kadioglu'nun imada bulundugu iddia edildi., 151 - MSN'i kontor hirsizlari sardi! - MSN sifrelerinin kolayca çalinmaya baslanmasiyla birlikte, MSN üzerinden kontör hirsizligi da oldukça yayginlasti., 152 - Ridvan'a vekillik teklif edildi - Türk futbolunun unutulmaz ismi Ridvan Dilmen'e vekil adayligi teklif edildigi iddia edildi. 'Seytan' bu teklife ne cevap verdi?, 153 - Solda birlik sloganlara tasindi - CHP ve DSP, seçim kampanyasina 26 Mayis'ta Mersin'den basliyor. Bu mitingte ilginç bir slogan göze çarpacak.., 154 - 19 MAYIS KUTLU OLSUN! - 19 Mayis Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayrami, yurt genelinde törenlerle kutlaniyor., 155 - Karaman'da orta siddette deprem - Karaman'da orta siddette bir deprem meydana geldi. Panik yasayan halk, kendilerini sokaga atti., 156 - Mitingçiler 19 Mayis'a özendi - Cumhuriyet mitinglerinin sonuncusu yarin Samsun'da yapilacak. Atatürk'ün Samsun'a çikisi canlandirilacak, 157 - AK Parti'nin vitrin atagi - Sag ve soldaki küskünlerle elini güçlendirmek isteyen AKP, ülkücü camianin sembol ismine teklif götürdü..., 158 - Göz göre göre ölüme gitti - Küçük Emine bademcik ve geniz eti ameliyati oldu. Ameliyat sonrasi agzindan kan geldi. Aile doktoru uyardi ama..., 159 - Yaz yagmuru buhar oldu - Istanbul'da baslayan saganak yagis, kuraklik tehlikesiyle karsi karsiya olan ISKI'de heyecan yaratmadi..., 160 - Ögrencilere 19 Mayis sansürü - Vakit, balerin bir kizin etek altini mozaiklemisti. Simdi de 19 Mayis gösterilerindeki ögrencileri mozaikledi..., 161 - Iste liderlerin basari öyküleri - Hiçbiri lider olarak dogmadi. Kimisi simitçi, kimisi tamirci, kimisi dondurmaciydi. Ama simdi partilerin basinda genel liderler..., 162 - Arinç, Ahmet Hakan'i sasirtti - Geçtigimiz günlerde CNN TÜRK'e katilan Arinç'in cevap ve davranislari, Ahmet Hakan'i çok sasirtmis. Neden mi?, 163 - Bu rezillige 5 maç ceza bile az - Polat, Galatasaray taraftarini suçlarken, emniyeti de olaylardan sorumlu tuttu. "Onlar da hatali" dedi ve ekledi;, 164 - Ve zincirin son halkasi Samsun - Cumhuriyet mitinglerinin sonuncusu Samsun'da yapiliyor. Cumhuriyet Meydani tiklim tiklim doldu..., 165 - Baykal ve Sezer miting alaninda - Izmir'de bir araya gelemeyen CHP lideri Baykal ve DSP lideri Sezer, Samsun mitingine el ele geldi..., 166 - Samsun mitinginden kareler - Samsun meydani doldu tasti. Yollar kalabaliktan kapandi. Vatandaslarin sloganlari ve pankartlar dikkat çekiyor..., 167 - Iste hain saldiriyi yapan - Hain saldiriyi düzenleyen canli bomba sabikali çikti... Saldirganin üyesi oldugu örgüt bilinenlerden degil., 168 - Kirik dis üstüne espriler - Beyaz, canli yayinda disini kirdi. Kadir Çöpdemir inanmadi. Daha sonra kirik dis üstüne espriler birbirini izledi., 169 - CANLI BOMBA yakalandi - Terör örgütü bu kez hain emeline ulasamadi. Polis canli bomba tasiyan kadini kiskivrak yakaladi., 170 - SHP seçimlerden çekildi - Solda birlik için çagrilarina kulak verilmeyince Karayalçin umudunu kesti. SHP seçimlere katilmiyor., 171 - Izmir'de canli bomba araniyor - Bombalama eylemlerine katildi. Kod adi 'Cesur'. 1.5 ay önce firar etti. Canli bomba U.A, Izmir'de araniyor., 172 - Vallahi de billahi de mazot 1YTL - Genç parti seçim kampanyasini Izmir'den baslatti. Uzan, 'sözünde duracak misin?' diyenlere böyle cevap verdi., 173 - Sezer ve Erdogan yine soguk - Erdogan ve Sezer tatbikati izlediler. Yan yana oturdular ama bir kelime bile konusmadilar., 174 - Sezer ve Baykal el ele - CHP ve DSP Mersin'de seçim kampanyasini baslatti. Sezer ve Baykal el ele tutusarak halki selamladi., 175 - Mehmetçik teröristleri püskürttü - Sinirdan sizmaya çalisan PKK'li grubu mehmetçik geri püskürttü. Sinirda çatismalar sürüyor., 176 - Türk F-16'larina Yunan tacizi - Ege'de Denizkurdu 2007 tatbikati devam ederken Türk F-16'lari Yunan uçaklarinca defalarca taciz edildi.., 177 - Galatasaray'da flas gelisme - Galatasaray'da hareketli saatler yasandi. Baskan Canaydin Florya'da Gerets'le görüstü. Ve beklenen adim atildi..., 178 - Meclis'te yumrugun fotograflari - Ümmet Kandogan Sezer'i elestirdi, CHP'liler ayaklandi. Yumruklasmalar yasandi. Meclis TV yayini kesti., 179 - PKK bombacisinin itiraflari - Ankara'daki patlamanin görüntülerinden etkilenerek teslim oldu. Ve sok eden itiraflarda bulundu..., 180 - Bankamatikten para yagdi - Para çekmek için kartini takti... Bankamatikten para yagmaya basladi. Ispartali vatandas bakin ne yapti?, 181 - Pasaportu veren Peker'in adami - Ulus'taki saldiriyla ilgili emekli bir polis gözaltina alindi. Bu kisinin Sedat Peker'in adami oldugu belirlendi., 182 - Ankara'nin tasina Türk'ün basina - Terör dagda degil, evimizde. Rezillik sadece bir tik öte. Roj TV'yi kapatamayanlar buna bir bakin..., 183 - MHP Anadolu'da yükselise geçti - Tirmanan terör, oylarin rotasini degistiriyor. Karanlik tabloda Anadolu'da AK Parti'den kopus, MHP'ye yönelis var., 184 - Miting düzenlemek günahtir - Yasar Nuri Öztürk, partilerin düzenlendigi mitingleri günah olarak nitelendirdi. Ve sözlerine söyle devam etti..., 185 - Iste DP'nin gazeteci vekil adayi - DP seçimlere gençlerle damga vurmaya hazirlaniyor. Iste DP'nin Harvard mezunu 4 dil bilen gazeteci genç yüzü, 186 - Türkiye ABD'ye nota verecek mi? - AK Partili Turhan Çömez Disisleri Bakani Abdullah Gül'e ABD F-16'larinin Türk sinirini ihlalini sordu.., 187 - 17 yeni üniversiteye onay - Cumhurbaskani Sezer, 17 ilde üniversite kurulmasini öngören kanunu onayladi. Iste üniversite kurulacak o iller.., 188 - Microsoft'tan müthis ürün - Microsoft, büyük bir dokunmatik ekrana sahip olan, yeni ürününü piyasaya sürdü. Ancak bu ürün el yakacak, 189 - ABD Türkiye'ye savas açar mi? - Operasyonun eli kulaginda. Ama asil soru su: ABD Türkiye'ye savas açar mi? Soru ABD'li senatöre soruldu., 190 - Google'in kamerasi kriz çikardi - Sigarayi biraktim dedi, google kamerasina yakalandi. Evli adami karisi, seks shopa girerken gördü., 191 - Tikla Google'i ABD'yi dolas - Google, internet kullanicilarinin sokaklarda yaya gibi gezmesini saglayan servisi hizmete soktu., 192 - Kagit gibi televizyon - Teknoloji devlerinden Sony kagit gibi egilip bükülebilen kagit gibi incecik, kirilmayan bir televizyon üretti!, 193 - PKK isçi katliami yapti - Bingöl'de terör örgütü PKK üyeleri, ormanlik alanda agaç kesimi yapan isçileri taradi: 4 ölü!, 194 - TRT sunucusunun hayati kaydi - TRT 1'in ana haber bülteni sunucusu Fulin Arikan’in basi, internette dolasan iç çamasirli görüntüleriyle dertte., 195 - Anavatan'da iki teskilat istifa etti - Anavatan Partisinin Nigde Bor Ilçe Teskilati ile Mersin Erdemli Ilçe Teskilati istifa etti., 196 - Barzani Kürt bayragini dikti - Irak bayragi K. Irak'ta okul ve resmi binalardan kaldirildi. Barzani kendi bayragini parlamentoya astirdi., 197 - Iste korkulan Irak haritasi - Amerika çekildikten sonra Irak nasil olacak? Korkulan harita piyasaya sürüldü. Iste o harita..., 198 - Ankara'da bu fikra anlatiliyor - DP çatisi altinda birlesme "yüze göze" bulasti. Kulisler ise bos durmuyor. Simdi DP'li Demirel fikrasi anlatiliyor., 199 - Cezanin da suyu çikti! - Olayli derbi sonrasi Galatasaray'in faturasi bir türlü kesilemedi. PFDK'dan yine ayni açiklama geldi..., 200 - Lice'de askere mayinli tuzak - Diyarbakir’in Lice ilçesi kirsalinda arama tarama çalismasi yürüten askerler, PKK'nin yerlestirdigi mayina basti.,
1 - TÜRKIYE'NIN ÖNEMI -

TÜRKIYE'NIN ÖNEMI

 

 

"Türkiye'nin önemi" sorunu, hiç kuskusuz, "dis dinamik" ögeleri açisindan degerlendirilebilecek bir konudur.

"Dis dinamik" ögeleri açisindan da degerlendirilse, konu, "iç dinamik" ögeleriyle de ilgilidir çünkü Türkiye'nin toplumsal, siyasal ve jeopolitik özellikleriyle yakindan baglantilidir.

"Türkiye'nin önemi"ni, üç ayri anabaslik altinda irdelemek olanaklidir. Bunlardan biri "Jeopolitik", öteki, "ekonomik" sonuncusu da "siyasal-kültürel" boyuttur.

 

JEOPOLITIK BOYUT

Türkiye, dünya üzerinde sorun olarak gözüken bölgelerden dört tanesinin ortasinda yer almaktadir: Balkanlar, Kafkaslar, Ortadogu ve Körfez.

Bu konumu, O'nu, bu bölgelerde çikarlari olan ülkeler açisindan "vazgeçilmez" yapmaktadir.

Özellikle "küresellesme" sürecinin Amerika Birlesik Devletlerini getirdigi "dünya jandarmaligi" konumu, ve ABD'nin bu bölgelere olan uzakligi, Türkiye'nin dünya üzerindeki stratejik önemini ayrica vurgulamaktadir.

Bir baska deyisle, Türkiye, bu çatisma alanlari açisindan bir "bölgesel güç" kimligi ile varligini sürdürmektedir.

Stratejik açidan bir baska öge, Sovyetler Birligi'nin dagilmasindan sonra ortaya çikan bagimsiz devletler ve otonom yönetimler açisindan Türkiye'nin sahip oldugu ekonomik, kültürel ve siyasal olanaklardir.

Akillica kullanildigi takdirde, bu olanaklar, Türkiye'nin bir "bölgesel güç" olma özelligini pekistirici etki yapacaktir.

Balkanlarin, Kafkaslarin, Ortadogunun ve Körfezin, siyasal, asker>î ve ekonomik kargasasi, önümüzdeki yillarda hiç de durulacak gibi gözükmemektedir. Bu nedenle, Türkiye'nin "bölgesel bir güç olma" özelligi ve önemi, daha uzun yillar devam edecek gibi görülmektedir.

EKONOMIK BOYUT

Türkiye, hizla gelisen, kentlesen, dünya ile ekonomik ve kültürel bütünlesmesini sürdüren ve gittikçe büyüyen (simdilik) 60 milyonluk bir pazardir.

Ayrica, gelisen teknoloji ve dünyaya açilan girisimcilik, Türkiye'yi sadece bir "pazar" olarak degil, ayni zamanda "üretim" yapan bir ekonomik güç haline de getirmektedir.

Bu nitelikleri ile Türkiye, bir yandan Avrupa Toplulugu, öte yandan Japonya ile, "önemli" ekonomik iliskileri kuracak ve gelistirecek bir yapiya sahip görünmektedir.

Eski Sovyetler Birligi yerine kurulan bagimsiz devletler ve otonom yönetimler açisindan da Türkiye'nin önemli bir ekonomik potansiyele sahip oldugu söylenebilir.

Bütün bunlara ek olarak, Irak petrolü ve Kafkasya'dan gelecek petrol (Türkiye üzerinden pazarlanabildigi takdirde), uzunca bir süre, Türkiye'ye önemli bir ekonomik avantaj saglayacaktir.

Türkiye'nin ekonomik önemi, daha yukarda üzerinde durulan jeopolitik önemi ile bütünlestiginde çok daha derin bir boyut ve anlam kazanmaktadir.

 

SIYASAL-KÜLTÜREL BOYUT

Türkiye'nin bir "Islam ülkesi" olmasi, O'nun dis dünyadaki önemini, belki de buraya kadar üzerinde durulan bütün ögelerden daha fazla arttirmaktadir.

Bunun en önemli nedeni "Türkiye'nin tek ve biricik, laik ve demokratik islam ülkesi olmasidir":

Bu niteligi ile Türkiye, hem degisme ve gelisme potansiyeli bakimindan ekonomik-askeri-siyasal bir güç olarak önem kazanmakta, hem de daha önemlisi, "Müslüman Dünya" için, farkli bir model olusturmaktadir.

Türkiye'nin, müslüman toplumlar için, laik ve demokratik bir model olusturmasi, sadece bölge açisindan degil, tüm dünya ve insanlik tarihi açisindan önemli bir olaydir.

Huntington'un, 21. yüzyilin, Hiristiyan, Müslüman ve Budist uygarliklari arasinda bir çekismeye tanik olacagini söylemesi, Türkiye'nin "müslüman uygarlik" içindeki yerini oldugu kadar dünya üzerindeki önemini de iyice arttirmaktadir.

Aslinda, Atatürk'ün kurdugu Türkiye, tüm dünyanin önüne bir soru isareti gibi dikilmistir: Acaba tüm toplumlar için evrensel ve tek bir degisme modeli mi vardir, yani toplumlarin degisme ve gelisme asamalari ekonomik açidan biribirine esitilendikçe, kültürel yasamlari da benzer mi olacaktir, yoksa, farkli kültür din ve inançtaki toplumlar, farkli biçimde de mi gelisecek ve ilerleyeceklerdir?

Daha dogru bir deyisle, Bati toplumlarinin izledigi yolu reddederek gelisme olanakli midir? Yoksa, degisme ve gelisme, tüm toplumlari, eninde sonunda, ayni yollardan geçmeye mi zorlamaktadir?

Insan haklari, kadin haklari, evrensel kavramlar midir? Bir toplumun hem gelismis olmasi, hem de temel hak ve özgürlükleri kisitlamasi olanakli midir?

Iste insanoglu'nun önündeki tek aykiri model olan "Sovyet deneyimi" çöküp, tarihin derinliklerinde kaybolduktan sonra, "islam" aykiri bir model olarak gündeme gelmistir.

Oysa Türkiye, "Islam modeli"nin, evrensel degisme ve gelisme çizgisinden farkli bir yol izlemediginin en güzel örnegidir. Müslüman bir toplumda, hem laikligin, hem de demokrasinin varolabilecegini ve degisme ve gelismenin bu çizgiler yönünde olabilecegini, varligi ile kanitlamaktadir.

Türkiye'de, evrensel degisme ve gelisme modelinden farkli, laiklikten ve demokratiklikten sapan bir "Islam modeli" tartismalari, daha çok, Sovyetler Birligi'nin gücünü sürdürdügü "soguk savas" döneminde alevlenmistir.

Sovyetler Birligi'ni, bir "çember" içine almak ve rejimi, içerden de "Islam" baskisi ile zorlamak politikasi, Türkiye'de de "evrenselden farkli, islam>î çözüm" tartismalarini desteklemistir.

Artik, Sovyetler Birligi çöktügüne göre, "disardan böyle bir etki de" anlamini ve dolayisiyla gücünü yitirmis gözükmektedir.

Simdi, "dis dinamik ögeleri" tam tersine bir etkiyle, daha farkli bir soruyu, yukarda sorulan, "islam>î degisme ve gelisme modeli evrensel modelden farkli midir?" sorusunu gündeme getirmistir.

Kanimca bu sorunun yaniti, 21. yüzyilda, evrensel modelin egemenligi yönünde ortaya çikacaktir. Yani bir toplum ister müslüman olsun, ister baska bir dinden, degisme ve gelisme sürecine girdigi ölçüde, insan haklari, demokratiklesme ve bunlarin ön kosulu olarak kaçinilmaz bir biçimde laiklesme, o toplumun gündemine girecektir.

Siyasal-kültürel boyut açisindan yaptigimiz irdelemeler, daha yukarda belirtilen jeopolitik boyut ve ekonomik boyut ile bütünlestiginde, açikça görülmektedir ki, Türkiye sadece bir "bölgesel güç" olarak degil, dünya tarihinde, uygarliklar savasi denilen degisme ve gelisme süreçleri açisindan da çok büyük bir önemle uluslararasi arenada yerini almaktadir.

 

MÜBECCEL KIRAY, HILMI YAVUZ VE SÜKRÜ

ELEKDAG'IN DEGERLENDIRMELERI

 

Kiray, esas olarak Türkiye'nin girdigi degisme ve gelisme süreci içinde, hem siyasal partilerin, hem de siyasal islamin, çözülmekte olan aile ve aga-köylü iliskilerinin yerini tutan "araformlar" niteligi kazandiklarini ve birey ile toplum ve devlet arasinda bir köprü görevi yüklendiklerini söylüyor.

Kiray'in bu teshisi hiç kuskusuz çok dogru.

Kiray ayrica, siyasal islamin, Türkiye'ye bir ölçüde dis dünyadan dayatildigini, bunun nedeninin Sovyetleri çembere almak oldugunu ve Sovyetler yikildigina göre artik bu dis etkinin kalkacagini da söylüyor,

Bence bu da son derece dogru.

Böylece Kiray'in çözümlemeleri, 21. yüzyil Türkiye'sinin laik ve demokratik yapiyi koruyan bir islam ülkesi olacagi biçimindeki izlenimleri veriyor bize.

Yine Kiray'a göre, Türkiye'nin önemi, iste bu degisme modelinin niteligi ile ilgili: Türkiye, bir islam toplumunun, çagdas bir endüstri toplumuna dönüsümü sirasindaki sorunlari ve süreçleri ortaya koydugu için önemli bir ülke.

Yavuz'un degerlendirmeleri, Kiray'in sosyolojik yaklasimina karsilik, daha çok felsef>î ve düsünsel.

Aslinda Yavuz da Türkiye'nin önemini bir "Islam ülkesi" olmasinda görüyor. O da aynen Kiray gibi bu "islam ülkesinin" degisme sürecinin, onun önemini arttirdigi kanisinda. Bunu açikça söylemiyor ama, hem Kiray'in hem de Yavuz'un "degisme" ve "kimlik" sorunu üzerinde odaklasmalari, her ikisinin de ayni görüsü paylastiklarini gösteriyor.

Yavuz'a göre, Türkiye, "geçmisinden koparildigi için" bir "kimlik krizi" yasiyor.

Hiç kuskusuz, bu teshisin "geçmisinden koparilmak" bölümü ve bunun bir "kimlik krizi"ne yol açtigi tezi dogru,

Yavuz, daha sonra, bu sorunu asmanin yolunun, "resmen" yani "devlet eliyle", geçmisin günümüzle baglarinin yeniden olusturulmasini öneriyor.

Bu baglamda, Yavuz'un somut önerileri, Kiray'in teshislerinin tam ters yönünde, toplumun daha çok islam>î degerlere bagli bir yapiyi benimsemesi sonucunu doguruyor.

Bu önerinin, dünya konjonktürü bakimindan geçerliligi ciddî biçimde tartismalidir diye düsünüyorum.

Elekdag'in dört dörtlük analizi için söylenecek fazla buirsey yok.

Belki sadece, sosyolojik ve felsef>î bakimdan, iç dinamik ögelerinin agirligini daha vurgulayabilirdi, ama bu da onun uzmanlik alani degil.

Ayrica, Kiray ve Yavuz'un düsünceleri, Elekdag'in önerilerini bütünleyerek, Türkiye'nin önemini iyice irdeliyor diyebiliriz.

 

Emre Kongar >> www.kongar.org

, 2 - MSN Messenger Hata Kodlari ve Çözümleri -

Msn Messenger 81000370 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açmaya çalistiginizda, asagidaki hata iletisini alabilirsiniz: Microsoft® Messenger Service'da oturum açmanizi saglayamiyoruz. Durumu çözmenize yardimci olmasi için asagidakileri deneyin: Görev çubugunda MSN Messenger simgesini (saatin yaninda) tiklatin ve sonra Çikis'i tiklatin. Internet seçeneklerinizde asagidaki degisiklikleri yapin: Microsoft Windows Baslat dügmesini tiklatin, Ayarlar'in üzerine gelin ve sonra Denetim Masasi'ni tiklatin. Ag ve Internet Baglantilari'ni tiklatin. Internet baglantinizi kurun ya da degistirin'i tiklatin. Içerik sekmesini tiklatin. Sertifikalar'in altinda, SSL Durumunu Sil'i tiklatin. Bir dogrulama aldiginizda, Tamam'i tiklatin. Gelismis sekmesini tiklatin ve sonra asagida Güvenlik'e gidin. Sunucu sertifikalarinin geçerliligini denetle (yeniden baslatma gerektirir)'in seçili olmadigindan ve SSL 2.0 kullan ve SSL 3.0 kullan'in seçili oldugundan emin olun. Bilgisayarinizda Microsoft® Microsoft® Windows® XP çalistiriliyorsa, DNS çözümleyici önbellegini temizleyin. Görev çubugunda, Baslat'i tiklatin ve sonra Çalistir'i tiklatin. Kutuya cmd yazin ve Tamam'i tiklatin. Komut istemine, ipconfig /flushdns yazin ve ENTER'a basin. Yeniden MSN Messenger'da oturum açmayi deneyin.

Msn Messenger 81000365 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açamazsaniz, MSN Messenger'daki baglanti ayarlari Microsoft® Passport veya Microsoft® Messenger Hizmeti'ne baglanmanizi önlüyor olabilir. MSN Messenger Baglantisi Sorun Gidericisi çogu kez sorunlari bulabilir ve düzeltebilir. MSN Messenger bir baglanti sorunuyla karsilasirsa, Baglanti Sorun Gidericisi otomatik olarak baslatilir. Baglanti Sorun Gidericisi'ni kullanmamayi seçerseniz veya Sorun Giderici baglanti sorununuzu çözmezse, asagidakileri deneyin: Araçlar menüsünü tiklatin ve sonra Seçenekler'i tiklatin. Soldaki bölmede, Baglanti'yi tiklatin. Baglanti Ayarlari altinda, Baglantiyi Sina'yi tiklatin. Baglanti Sorun Gidericisi'nin sisteminizi incelemesine izin verirseniz, Sorun Giderici baglanti sorunlarini sinar ve sorunlari düzeltmek için uygulayabileceginiz adimlari raporlar. Istege Bagli: Gelismis sorun giderme gerçeklestir Özel baglanti türünüze iliskin sorunlari gidermek için, Gelismis Ayarlar'i tiklatin. Gelismis Baglanti Seçenekleri iletisim kutusunda, belirli baglanti türünüze iliskin ayarlarin dogru oldugunu denetleyin. Baglantinizi sinamak için, Sina dügmesini tiklatin. Tamam'i tiklatin ve sonra Tamam'i tiklatin. Tamam'i tiklatin. Bu ayarlari seçtiginizde, mümkünse MSN Messenger Microsoft® Internet Explorer baglanti ayarlarini kullanir. Yeniden MSN Messenger'da oturum açmayi deneyin.

Msn Messenger 81000362 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açmaya çalistiginizda, asagidaki hata iletisini alabilirsiniz:
Bilinmeyen bir Hatayla karsilasildi. ve’ya Internet Explorer çevrimdisi çalismak için ayarlandigindan, MSN Messenger'da oturum açmanizi saglayamadik. Lütfen tarayicinizin Dosya menüsünde bu ayari degistirin ve oturum açmayi yeniden deneyin. Durumu çözmenize yardimci olmasi için asagidakileri deneyin: Görev çubugunda MSN Messenger simgesini (saatin yaninda) tiklatin ve sonra Çikis'i tiklatin. Microsoft® Internet Explorer'i baslatin. Dosya menüsünde, Çevrimdisi Çalis'in isaretlenmis olmadigindan emin olun. Isaretlenmisse, kapatmak için Çevrimdisi Çalis'i tiklatin. MSN Messenger'da oturum açmayi yeniden deneyin.

Msn Messenger 81000306 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açmaya çalistiginizda, asagidaki hata iletisini alabilirsiniz: Hizmetten veya Internet baglantinizdan kaynaklanan bir sorun nedeniyle su anda Messenger oturumunuzu açamiyoruz. Lütfen Internet'e bagli oldugunuzdan emin olun. Durumu çözmenize yardimci olmasi için asagidakini deneyin: Internet'e bagli oldugunuzdan emin olun. MSN Messenger'in en son sürümünün yüklü oldugundan emin olun. Isletim sisteminiz için kullanilabilir olan en son güncellestirmeleri yüklediginizden emin olun. Microsoft® Windows® isletim sistemleri için, Microsoft® Windows® Update web sitesine gidin. Güvenlik duvari kullaniyorsaniz, MSN Messenger'a güvenlik duvari üzerinden tam erisim izni verildiginden emin olun. Daha fazla bilgi için güvenlik duvari belgelerine bakin. MSN Messenger için Gelismis Baglanti ayarlarini dogrulayin.

Not : Bilgisayariniz bir kurumsal agin parçasiysa, agin MSN Messenger hizmetine erismeye izin verdigini dogrulamak için ag yöneticinize basvurun. Çevirmeli baglanti kullaniyorsaniz, baglanti zaman asimina ugruyor olabilir. Daha sonra yeniden baglanmayi deneyin.

Msn Messenger 81000303 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açmaya çalistiginizda, asagidaki hata iletisini alabilirsiniz: Girdiginiz oturum açma adi varolmadigindan veya parolaniz yanlis oldugundan, oturumunuzu açamadik. Durumu çözmenize yardimci olmasi için asagidakileri deneyin: Geçici Internet dosyalarinizi ve tanimlama bilgilerinizi silin. Daha fazla ayrinti için tarayicinizin Yardimina (veya isletim sistemi Yardimina) bakin. MSN Messenger'da yeniden oturum açin. Ayni hata iletisini yeniden alirsaniz, Microsoft® Passport kimlik bilgilerinizi sifirlamaniz gerekebilir. Hata iletisini almaya devam ederseniz, agda gecikme yasiyor olabilirsiniz veya Passport hizmetinde sorun olabilir. Oturum açmayi daha sonra yeniden deneyin.

Msn Messenger 81000301 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açmaya çalistiginizda, asagidaki hata iletisini alabilirsiniz: Hizmetten veya Internet baglantinizdan kaynaklanan bir sorun nedeniyle su anda Messenger oturumunuzu açamiyoruz. Lütfen Internet'e bagli oldugunuzdan emin olun. Durumu çözmenize yardimci olmasi için asagidakini deneyin: Internet'e bagli oldugunuzdan emin olun. MSN Messenger'in en son sürümünün yüklü oldugundan emin olun. Isletim sisteminiz için kullanilabilir olan en son güncellestirmeleri yüklediginizden emin olun. Microsoft® Windows® isletim sistemleri için, Microsoft® Windows® Update web sitesine gidin. Güvenlik duvari kullaniyorsaniz, MSN Messenger'a güvenlik duvari üzerinden tam erisim izni verildiginden emin olun. Daha fazla bilgi için güvenlik duvari belgelerine bakin. MSN Messenger için Gelismis Baglanti ayarlarini dogrulayin.

Not : Bilgisayariniz bir kurumsal agin parçasiysa, agin MSN Messenger hizmetine erismeye izin verdigini dogrulamak için ag yöneticinize basvurun. Çevirmeli baglanti kullaniyorsaniz, baglanti zaman asimina ugruyor olabilir. Daha sonra yeniden baglanmayi deneyin.

Msn Messenger 8100035b Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açamazsaniz, MSN Messenger'daki baglanti ayarlari Microsoft® Passport veya Microsoft® Messenger Hizmeti'ne baglanmanizi önlüyor olabilir. MSN Messenger Baglantisi Sorun Gidericisi çogu kez sorunlari bulabilir ve düzeltebilir. MSN Messenger bir baglanti sorunuyla karsilasirsa, Baglanti Sorun Gidericisi otomatik olarak baslatilir. Baglanti Sorun Gidericisi'ni kullanmamayi seçerseniz veya Sorun Giderici baglanti sorununuzu çözmezse, asagidakileri deneyin: Araçlar menüsünü tiklatin ve sonra Seçenekler'i tiklatin. Soldaki bölmede, Baglanti'yi tiklatin. Baglanti Ayarlari altinda, Baglantiyi Sina'yi tiklatin. Baglanti Sorun Gidericisi'nin sisteminizi incelemesine izin verirseniz, Sorun Giderici baglanti sorunlarini sinar ve sorunlari düzeltmek için uygulayabileceginiz adimlari raporlar. Istege Bagli: Gelismis sorun giderme gerçeklestir Özel baglanti türünüze iliskin sorunlari gidermek için, Gelismis Ayarlar'i tiklatin. Gelismis Baglanti Seçenekleri iletisim kutusunda, belirli baglanti türünüze iliskin ayarlarin dogru oldugunu denetleyin. Baglantinizi sinamak için, Sina dügmesini tiklatin. Tamam'i tiklatin ve sonra Tamam'i tiklatin. Tamam'i tiklatin. Bu ayarlari seçtiginizde, mümkünse MSN Messenger Microsoft® Internet Explorer baglanti ayarlarini kullanir. Yeniden MSN Messenger'da oturum açmayi deneyin.

Msn Messenger 80072EFD Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger'da oturum açamazsaniz, MSN Messenger'daki baglanti ayarlari Microsoft® Passport veya Microsoft® Messenger Hizmeti'ne baglanmanizi önlüyor olabilir. MSN Messenger Baglantisi Sorun Gidericisi çogu kez sorunlari bulabilir ve düzeltebilir. MSN Messenger bir baglanti sorunuyla karsilasirsa, Baglanti Sorun Gidericisi otomatik olarak baslatilir. Baglanti Sorun Gidericisi'ni kullanmamayi seçerseniz veya Sorun Giderici baglanti sorununuzu çözmezse, asagidakileri deneyin: Araçlar menüsünü tiklatin ve sonra Seçenekler'i tiklatin. Soldaki bölmede, Baglanti'yi tiklatin. Baglanti Ayarlari altinda, Baglantiyi Sina'yi tiklatin. Baglanti Sorun Gidericisi'nin sisteminizi incelemesine izin verirseniz, Sorun Giderici baglanti sorunlarini sinar ve sorunlari düzeltmek için uygulayabileceginiz adimlari raporlar. Istege Bagli: Gelismis sorun giderme gerçeklestir Özel baglanti türünüze iliskin sorunlari gidermek için, Gelismis Ayarlar'i tiklatin. Gelismis Baglanti Seçenekleri iletisim kutusunda, belirli baglanti türünüze iliskin ayarlarin dogru oldugunu denetleyin. Baglantinizi sinamak için, Sina dügmesini tiklatin. Tamam'i tiklatin ve sonra Tamam'i tiklatin. Tamam'i tiklatin. Bu ayarlari seçtiginizde, mümkünse MSN Messenger Microsoft® Internet Explorer baglanti ayarlarini kullanir. Yeniden MSN Messenger'da oturum açmayi deneyin.

Msn Messenger 1603 Hata Kodu ve Çözümü

MSN Messenger Kurulumu çalisirken,
"1603" hatasiyla karsilasabilir veya bunun yerine asagidaki hata iletisini alabilirsiniz. "Microsoft.Windows.Networking.RtcDll, type="win32", version="5.2.2.1", publicKeyToken="6595b64144ccf1df", processorAchitecture="x86"" derlemesi yüklenirken bir hata olustu. Daha fazla bilgi için lütfen Yardim ve Destek'e bakin. HRESULT: 0x80070002.
Durumu çözmek için:
Casus yazilim algilama programlarini kapatin. Microsoft® Windows® AntiSpyware (Beta) yüklüyse, Windows AntiSpyware simgesini görev çubugu bildirim alaninda sag tiklatin ve "Microsoft AntiSpyware'i Kapat"i tiklatin. Microsoft disi casus yazilimdan koruma programlariniz varsa, üretici tarafindan saglanan yönergelere bakin. MSN Messenger Kurulumu'nu yeniden çalistirin. Bu sorunu çözmezse, diskte yeterli bos alan olmayabilir. Disk Temizleme araci sabit diskinizde nasil güvenli bir sekilde alan bosaltilabilecegini hesaplar. Bir miktar disk alanini kullanilabilir yapmak için: Baslat'i ve sonra Denetim Masasi'ni tiklatin. Performans ve Bakim'i tiklatin. Sabit diskinizde yer bosaltin'i tiklatin. Disk Temizleme iletisim kutusu görünür. Disk Temizleme sekmesinde, asagidaki onay kutularini seçin: Karsidan Yüklenen Program Dosyalari Geçici Internet Dosyalari Geçici Dosyalar Geçici Çevrimdisi Dosyalar Çevrimdisi Dosyalar Dosyalari bu konumlardan silmek için Tamam'i tiklatin. Istendiginde, disk temizlemeyi baslatmak için Evet'i tiklatin.

, 3 - Google ve Pagerank - Google Arama motoru, Stanford 'da doktora yapan iki ögrenci, Larry Page (Lawrence "Larry" E. Page, Dogum yeri 1973 Ann Arbor, Michigan) ve Sergey Brin (Dogum yeri Moskova 1973, Rusya), Google'i 1998'de kurduklarinda PageRank olgusu temelleri üzerine gelistirdiler. Google kuruculari Larry Page ve Sergey Brin (Stanford) tarafindan gelistirilen web sayfalarini, derecelendiren PageRank ve bunun ag üzerinde çalistirilmasina dayanmaktadir. PageRank sürekli olarak Google yazilimcilari tarafindan gelistirilmekte (ince ayar) ve Google arama sonuçlarinin temel unsuru olmaktadir. PageRank web'in demokratik karakterine dayanmakta ve onun yogun link yapisindaki herhangi bir sayfanin degerinin yani öneminin bulunmasinda kullanmaktadir.

Google 1998'de 1 milyon dolar sermaye ile kurulmustur. Ancak bu seviyeye gelene kadar 95-96 yillarinda Larry Page ve Sergey Brin üniversitedeki odalarindaki birkaç bilgisayarla ise baslamislardir. Site üniversitede popüler olmus ve bu iki arkadasin hocalari bir Alman is adami ile tanistirmalari sonucunda 100.000 dolarlik bir çek almislardir. Daha sonra Yahoo'nun sahibi ile de görüsmüsler ve adam siz bunu biraz daha gelistirin sonra gelin demistir. Daha sonra bu arkadaslar ailelerinden ve hocalarinin yardimiyla 1 milyon dolar bulmuslar ve siteyi kurmuslardir. Google yönetimini usta bir isme vermislerdir (Dr. Eric E. Schmidt, - Yönetici ve CEO) hocalari (Hayirli ögrenciler Stanford'taki hocalari R. Motwani, J. Ullman ve T. Winograd'i unutmadilar) daha sonra bu yardimlarindan dolayi hocalari simdilik 30 milyon dolarlik servet edinmistir. Yahoo'nun sahibi de o gün bu iki gencin elinden tutmamanin cezasini agir ödemistir.

O zamanlar çok popüler olan arama motoru Altavista , sitelerin meta tag kisimlarina göre siralama yapiyordu. Bir çok webmaster da sitesi ile alakasi olmayan keyword ve description metalarina doldurmaya basladi. (Hala bir çok webmaster kelime doldurur sanki çok ise yararmis gibi :) Sayfalarinin geç açilmasindan baska bir ise yaramaz.Yazilacaksa bile, 200 karakter sinirina uymak gereklidir. Ilk 200 karakter sinirindan sonraki kelimeler ignore edilir arama motorlari tarafindan). Iste Altavista'nin da sonunu "meta tag" getirdi. Google siteleri siralarken PageRank faktörünü göz önüne alan, kendi PageRank patentini gelistirdi.

PageRank Nedir? (PageRank=Pr )

PageRank kelimesinin tam Türkçe karsiligi yok ancak dilimize link popülerligi diye çevirebiliriz. Arama motoru programlayanlar, söyle düsünmüsler eger bir siteye herkes link veriyorsa bu site iyi bir site olmali. Insanlarin link verdigi site kötü bir site olamaz. Insanlar kötü siteye link vermez. Bu sebeple çok link verilmis siteyi üst siraya tasiyalim diye düsünmüsler.

Simdi hemen akliniza bir sürü siteye linkinizi yerlestirmek bedava alanlara bir sürü link sayfasi koymak gelebilir. Google arama motorunu yapanlar bunlari önceden düsünmüslerdir. Belli bir PageRank degerine ulasmayan sitelerden aldiginiz linkler sitenizin PageRank degerini artirmaz. PageRank 3 ve altindaki sitelerden aldiginiz linkler ise yaramaz yada çok az etkisi olur sitenizi PageRank'ini artirmaya. 10.000 tane pr0 yada pr1 siteden link almaktansa 1 tane pr4 siteden link almak daha iyidir.10 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr5 siteden link almak daha iyidir. 50 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr6 siteden link almak daha iyidir. Özetle yüksek pr'li sitelerden link almak daha iyidir.

Aslinda Google A sayfasindan B sayfasina bir linki bir oy olarak algilar ( A sayfasi ile B sayfasi için) ve ayni zamanda oyun olustugu sayfanin analizini yapar. Bu sekilde oy büyüklüklerine göre derecelendirilmis siteler yüksek PageRank degeri alirlar ve her seferinde Google aramasinda hatirlanirlar. Baska bir deyisle sizin sayfanizin önemi baska sayfalardan sizin linklerinize ne kadar referans yapildigina baglidir. Bunun yaninda Google karmasik yazi uydurma tekniklerini de kullanarak aramanizdaki sonuçlarin önemli ve ilgili olmasini saglar.

Google arama motoru genel olarak asagidaki dört unsuru göz önüne alarak aranan kelime ile bilgileri siralar :

? Aranmasi istenen anahtar kelimelerin geçtigi (uydugu) tüm sayfalari bulur.
? Sayfadaki faktörlere göre derecelendirme yapilir.
? Ilgili yazi içindeki kilit (önemli kelime)lere göre hesaplama yapilir.
? Son olarak sonuçlar PageRank'a göre ayarlanir.

Sitemin PageRank degerini nasil ögrenebilirim?

Sitenizin PageRank degerini Google Toolbar yükleyerek ögrenebilirsiniz.

Sitenizin PageRank degerini nasil yükseltirsiniz?

PageRank degeri yüksek siteler ile link degisimi yaparak ise baslanabilir. Ne kadar çok dost siteniz olursa o kadar çok geri linkiniz olur. Siteniz ile ayni içerikli sitelerden link almaniz daha etkili sonuçlar dogurur. Hatta rakip sitelerden link almak PageRank degerinizin artisina çok büyük bir ivme verir. Çok mantiksiz gibi görünmesine ragmen buradaki amaç, "insanlarin link verdigi site kötü site olamaz", eger rakip site bile, diger siteye link veriyorsa link verilen site gerçekten çok iyi bir sitedir, teorisi üzerine kuruludur bu mantik. Ancak gerçek hayatta bu pek mümkün olmaz, bu durumda yapacak iki sey vardir, rakip siteden link alabilmek için rakip siteye reklam vermek eger kabul ederse, diger yöntem ise ayni içerikli baska bir site açmak. Kendi sitenizden kendinize link vereceksiniz. Google programcilari da bu olayin farkinda olduklarindan dolayi bazi önlemler almislardir. Class C ip olayinin ortaya çikis sebeplerinden biride bu olaydir. (Class C ip olayi yazinin alt paragraflarinda vardir.)

PageRank degeri 5 ve üzerindeki link sitelerine sitenizi ekleyin. Pek hit yollamasalar bile PageRank getirisi yüksek olacaktir. PageRank degeriniz yükselirse Google dan daha çok ziyaretçi alirsiniz daha üstlere çikarsiniz...

Örnek: Secin.COM

Gerçekten link popülerligine ihtiyaciniz var mi?

Genelde orta karar bir sitede link popülerligi çok mühim degildir, arama motorlarinin kriterleri arasinda link popülerligi sadece kriterlerden biridir. Yahoo, Dmoz, LookSmart gibi dizinlerde siteniz dizilmisse bu size yeterde artar bile. Diyelim ki hosting isi yada cep melodi isi yapiyorsaniz ve sitenizin alaninda birçok rakibi varsa link popülerliginizi artirmaniz sizin açinizdan faydali olacaktir. Sizinle alakali içerikli sitelerde linkinizin bulunmasi için çalismalisiniz. Bu demek degildir ki onlarca domain alip hepsiniz sitenize yönlendirin, basitçe size link verebilecek siteler bulun ve size link vermelerini saglayin.

Dost site seçerken nelere dikkat etmem gerek ?

Öncelikle PageRank degeri en az 4 olmasi gerek ki size geri dönüsü olan bir PageRank katkisi olsun.
Ayni host'da olmayan siteler ile dost olun. Bu su demek:

212.123.102.2 ip adresinde barindiriliyor diyelim siteniz

212=ülke
123=il
102=mahalle
2 =sokak

olarak düsünün. Google ayni sokaktakilerin birbirine verdigi linki PageRank için saymiyor. 212.123.103.(1) ile 212.123.103.(254) arasindaki ip ler birbiri ile Class C ip oluyor. Bu olay porno siteler yüzünden çikti. Adamlar reseller makine aliyorlardi. 100 tane site açiyorlardi ve hepsini birbiri ile linkliyorlardi. Aslinda hepsi ayni adamin sitesi ama hile yaparak Google i kandirmaya çalisiyordu. Ayni host'da diyelim pr5 siteniz var. pr'si daha düsük sitelerinize link vermeniz bir ise yaramiyor yada minimum katsayi ile yarar. Bir site ile Class C ip adresi olup olmadiginizda buradaki adresten bakabilirsiniz

Google PageRank ne zaman güncelleniyor?

Iki tür PageRank vardir. Bir gizli PageRank bir de Toolbar PageRank degeri vardir. Insanlarin algilamasi kolaylassin diye Google Toolbar PageRank bölümü 10 skalaya bölmüstür. Buradan takip edilebilir ancak gizli PageRank degeri tamamen matematiksel bir degerdir ve algilamak zordur.

PR(A) = (1-d) + d(PR(t1)/C(t1) + ... + PR(tn)/C(tn))

Tüm sayfalarin birbiri ile link alisverisi tek tek hesaplaniyor ve dogal olarak da vakit aliyor. Her ayin 8'inde Toolbar PageRank güncellemesi yapiliyor. Ancak son 3 aydir yapilmadi. En son ne zaman yapildi ögrenmek için buradan bakabilirsiniz

Arama motorlarinda nasil yükselebilirim?

Arama motorlarinda yükselmek için bilmemiz gereken bir kaç önemli nokta vardir. Sitenizin mutlaka standartlara uygun olmali gerekmektedir. Örnegin sitenizde kodlama kisminda çok gereksiz tablolar açilmis kapatilmamistir. Siteniz browserlarda düzgün açilabilir ancak browserlar hatalari düzeltip ekrana basmak için vakit kayip ederler yada sayfaniz çok resim vardir geç açilir bunlar hep olumsuz puan getirir sitenize. Sitenizi buradan test edin sifir kodlama hatali hale getirmenizde fayda vardir.

Arama motorlarinda su mantik vardir. Ayni içerikli binlerce sayfa vardir. Hangisinin üste çikacagina söyle karar verirler. Domain etkeni. Normal sartlar altinda domain ile site içerigi uyumludur. Örnegin winamp programini indireceksiniz. Akliniza ilk gelen adres winamp.com olur. Arama motorlarinda da bu mantik vardir dogal olarak. Aranan kelime ile domain iliskisine bakilir. Örnegin "mp3" kelimesinde üste çikmak istiyorsaniz. mp3.com domain adini almaniz gerek. Eger mp3.com dolu ise ki bu vakitten sonra güzel domain bulmak zor biraz. Alternatif domainleri deneyin. mp3.cc mp3.ws gibi.

http://www.kurufasulye- mp3 .com gibi bir domain muzikkutusu.com gibi bir domainden her zaman daha sanslidir çünkü aranan kelime domain içinde geçiyor. Çok fazla (-) tire isaretli domainler spam kategorisi domainler olarak sayiliyor buna da dikkat edin.

Örnegin, üst siralara çikmak için bedava-polifonik-cep-melodi-nokia.com gibi bir domain almak dangalakliktan baska bir sey degildir. Bu domain asla üste çikamaz. Hile için alindigini Google tabii ki biliyor. Böyle olmasaydi ortalik bu domainlerden geçilmezdi siralamalarda.Yapilan anket ve arama istatistiklerinden çikan sonuçlara göre, insanlarin %80'i bir arama sorgusunda iki kelimeden daha fazla kelime aramiyor. Yani insanlar " melodi" yada "cep melodi" diye aratinca bulunan sonuçlardan memnunlar ki "nokia cep melodi" gibi 3 kelimelik arama yapmiyorlar. En azindan %80 i aramiyor.

http://melodi.com sitesi en sanslidir. http:// polifonik-melodi.com gibi bir domainde http://polifonik-melodi-nokia.com domainden daha sanslidir. Domain adi ne kadar kisa ise o kadar sanslidir.

Yapilan bir "link" kelimesi aramasinda, link ler.com domaini , link siteleri.com domaininde daha sanslidir. Sansinizi artirmak için gidip link X.com gibi bir domain alirsaniz, linkler.com sitesinden daha sansli bir konuma gelirsiniz arama motorlarinda...

Eger aranan kelime ile ilgili bir domain yoksa arama motoru veritabaninda , o zaman subdomain dikkate aliniyor siralama için. http:// mp3 .siteniz.com gibi. Tüm bu kriterlerden sonra hala bir sürü site varsa veritabaninda ki var olur hep, üste çikmak için bir sürü site subdomain olusturmustur. Sunlara bakiyor Google :

1-Hangi sayfanin unique içerigi varsa yani çalinti yada kopya bir içerik olmayacak. Google arama motorunun temel amaci, insanliga faydali siteleri üste çikartmaktir. Mesela, NTV haber portalindaki teknoji haberlerini alip kendi sitenizde yayinlarsaniz üste çikma sansiniz çok zordur çünkü ayni seyi yapan onlarca belki de yüzlerce site vardir. Hepsi avucunu yalar, NTV en üste çikar. Google veritabaninda var olan daha önce indexlenmis olan bir içerigi, isitip isitip tekrar sunarsaniz, yani çalinti bir site yada ayni içerikli baska bir site yaparsaniz, Google sitenize prim vermez üst siralara çikamazsiniz. Tablo yapisini yada renklerini degistirseniz bile üste siralara çikamazsiniz. Google zaten tablo yapilarini falan görmezden geliyor.Yapmaniz gereken sey yazilan makaleyi unique içerik haline getirmektir. Kendi yorumlarinizi da ekleyip, makaleyi degistirirseniz kendi unique içeriginizi olusturursaniz çok rahat çikarsiniz üst siralara ve NTV ile kapisirsiniz :)
2-Hangi sayfa hizli açiliyorsa
3-Hangi sayfada kodlama hatasi yoksa
4-Hangi sayfanin title kisminda yazan kelimeler ile içerikteki kelimeler ayni ise. (meta tag kismi degil keyword ve description degil yani)
5-Hangi sayfa standartlara uygunsa, (standartlara uygun siteler varken hile yapan siteler üste çikmaz, hile ile siralamayi degistirmeye çalisan siteler kisa süre sonra asagilara çekilir yada banlanir. gizli kelime döseyenler, cloak yapanlar vs)
6-Hangi sayfanin PageRank degeri yüksekse o site üste çikar.

Özellikle Google bütün sitelere esit mesafededir. Herkes yarisa esit kosullarda giriyor. Kimseye torpil yapmaz. PageRank degeriniz sifir olsa bile aramalarda ilk sayfada çikabilirsiniz. PageRank siralamayi belirleyen kriterlerden sadece biri.

Mesela e-kart siteniz vardir yada sayfaniz. Aramalarda hiç çikmaya bilirsiniz. Arama yaparsaniz su an için " e-kart " kelimesinde http://www.google.com/search?hl=tr&q=e-kart&lr= ilk sayfalidakilerin hep büyük siteler oldugunu görürsünüz (1-Superonline 2-Ekolay 3-Mynet...) ve akliniza dogal olarak torpilliler diye gelebilir oysa asil sebep su, bir çok küçük site " e-kart " linkini bu sitelere vermistir bilerek yada bilmeyerek. Özellikle yeni açilan siteler koyacak bir sey bulamaz ve linklerini hep bu sitelere verir :) Dolayisiyla bu sitelerin PageRank degerleri yükseliyor ve üste çikiyor. Eger sizde yeterinde çok link alirsaniz sizde 1.olabilirsiniz. Yeterince link içinde, iyi içerik ilk sart. Google programcilarinin temel amaci, insanliga faydali içerik sunan siteleri üste çikartmaktir. Sagdan soldan çalinti içeriklerle, bir kaç günde olusturulan sitelerin, çok fazla üste çikma sansida yoktur. Çalinti yapilan sitenin içerigi, Google veritabaninda zaten kayitlidir ve belli bir siralamada yerini almistir. Eger, o siteyi çalarsaniz, Google sizin çalinti yaptiginizi anliyor ve sizin sitenize prim vermiyor. Istediginiz kadar renkleri, tablo yapilarini degistirin, zaten Google tablolari görmezden geliyor. Sitenin içindeki saf cümle yapilarini kontrol ediyor. Unique içerikli (daha önce hiç kimsenin yapmadigi bir sayfa, kendi yaziniz, makaleniz, siiriniz gibi) siteler yada sayfalar her zaman üste çikiyor. Ne kadar çok unique içeriginiz olursa Google sitenize o kadar deger verir.

Örnekte vereyim: Meta tag Seo konulu makalemizi, Google dünya siralamasinda 4.yapmis. Türkçe aramalarda da birinci yapmis. PageRank degeri sifir olmasina ragmen sayfanin "Meta tag seo" aramasi sonuçlari , PageRank degeri 6-7 olan bir çok yabanci makaleyi geçmis...

Karsiliksiz alinan linkler, PageRank için daha büyük arti sonuçlar dogurur, bunu da unutmamak gerek. Baskalari, sizi taktir etsin sitenize link versin... Eger bir anda çok fazla site ile link degisimi yaparsaniz, Google para ile link satin alip, PageRank dengesini bozmaya çalistiginiz için sizi cezalandirir. Bu cezanin teknik adi da "Google Bomb" . PageRank 5-6 olmayi beklerken, Google PageRank degeriniz 2-3 olabilir Google Bomb yüzünden. Karsiliksiz link almaya çalismak, en etkili PageRank kazanma yoludur. Bunun içinde sitenizin içeriginin iyi olmasi gerek, baska insanlarin sizi taktir edip, link vermesi gerek...

Yazan: Mert ÖGÜT
Kaynak: http://www.gitme.net

, 4 - Bilgisayarin Tarihçesi - Bilgisayar, elektrik enerjisiyle çalisan elektronik bir makinedir. Kendisine verilen bilgileri alir, saklar, üzerinde islemler yapar. Gerektiginde bu bilgileri yazici gibi birimlerle çikti olarak verir. En basit tanimla bilgisayar, kendisine verilen bilgileri kullanarak yeni bilgiler elde eden makinedir.

Bir bilgisayar iki temel birimden olusur.

Birincisi, Donanim: Bilgisayarin gözle görülen birimlerden olup klavye, ekran, maus, yazici, kablolar, kasa, elektronik devreler ve benzeri kisimlardan olusur. Bir bilgisayarin donanim sistemini olusturan temel birimler sunlardir: Aritmetik ve mantik birimi, kontrol birimi, bellek, giris ve çikis birimleridir.

Ikincisi, Yazilim: Bilgisayarin donanimini kullanabilmek ve bilgisayari çalistirabilmek için kullanilan programlar toplulugudur.

Bilgisayarin elektronik birimleri kasanin içinde bulunur. Kasalarin bazilari dik, bazilari da yatay olarak tasarlanmistir. Kasanin, bilgisayar parçalarinin yerlestirebilecegi büyüklükte olmasi gerekir.

Bilgisayarin tarihçesine baktigimizda; dört temel islemi gerçeklestirmek amaciyla kullanilan abaküs, basit bir alet olmasina ragmen, bilgisayarin baslangici olarak ifade edilir. Bilgisayara veri girisi islemlerinde, günlük hayatta kullanilan harf ve rakam gibi sembollerden yararlanilir. Bilgisayar bunlari kendi anlayacagi sekle dönüstürür, bilgisayarda kapasite depolama birimi byte olarak ifade edilir.

Fransiz Pascal, 1642 senesinde vergi tahsildari babasina, yardimci olacagini düsündügü bir makine gelistirdi. Küçük tekerlekler biraz çevirilince, toplama veya çikarma islemleri otomatik olarak yapilabiliyordu. Ancak geçimlerini saatler alan hesap islerinden kazanan kâtipler, Pascal’in makinesini bir rakip olarak gördüler ve ona hiç iltifat etmediler.

Bir süre sonra Alman matematikçisi Wilhelm, bu makineye çarpma ve bölme islemlerini yapabilme yetenegini katti. Wilhelm’e göre degerli insanlar, tipki esirler gibi hesaplama isinde saatler kaybetmeye layik degillerdi.

1948 yilinda transistörlerin kullanimiyla bilgisayarlarin agirliklari azaltilmaya, hacimleri küçültülmeye, bellek kapasiteleri ve hizlari artirilmaya baslanmistir.

1963 yilindan sonra birden fazla transistörün birlestirilerek entegre devrelerin bulunmasi, bilgisayarin gelisimini daha da hizlandirmistir. Bilgisayar alaninda kisa sürede yasanan bu önemli gelismeler sayesinde, tonlarca agirlikta, yavas islevi yapabilen modellerden, milyonlarca islemi çok kisa sürede yapabilen, lap-top (elde tasinabilen) ve hatta cebe girebilen modeller gelistirilmistir. 1946 yilindan sonra bilgisayarlari dört kusak olarak ele alabiliriz.

Birinci Kusak Bilgisayarlar: 1946-56 yillari arasinda vakumlu tüpler kullanilan bilgisayarlardir.

Ikinci Kusak Bilgisayarlar: 1957-63 yillari arasinda tüplerin yerine transistörlerin kullanildigi bilgisayarlardir.

Üçüncü Kusak Bilgisayarlar: 1964-79 yillari arasinda kullanilan entegre devrelerin kullanildigi bilgisayarlar.

Dördüncü Kusak Bilgisayarlar: 1980’den sonra transistörlerin yerine mikrociplerin kullanildigi bilgisayarlardir. Bu gün kullandigimiz bilgisayarlar bu kusaga aittir. Ancak her gün yenilikler eklenmekte, bilgisayarlarin çalisma hizi ve kapasitesi arttirilmaktadir. Bu yillarda Amerikan ve Japon teknolojilerinin elektronik ve küçültme alanindaki ürünü olan ev bilgisayarlari ortaya çikti.

Günümüzde,1990’lardan baslayarak bilgisayar teknolojisine egemen olmasi beklenen besinci kusak bilgisayarlara dogru bir ilerleme görülüyor. Çok daha güçlü olacagi düsünülen bu bilgisayarlar büyük ihtimalle, bugünkülere göre daha fazla insan beynine benzer bir biçimde çalisacaklar. Bunun için de kendi deneyimlerinden ögrenebilmeleri gerekecek. Besinci kusak bilgisayarlar insanlarla konusabilecek, onlari dinleyebilecek ve belki de düsüncelerini de anlayabilecekler.

Böylece bilgisayarlar yapay zekalarini daha da gelistirebilecekler. "Düsünen" bilgisayarlarin yardimiyla, robotlar bizim için daha çok is yaparak, çesitli alanlardaki uzmanlarin bilgileri bir araya getirilerek "uzman sistemler" üretebilecek. Bu tür sistemler, birlestirilmis uzmanlik bilgilerini, problemleri çözmek için kullanacaklar. Bütün bu gelismeler göz önünde bulunduruldugunda, neden bir "bilgisayar devrimi"nden söz edildigi daha iyi anlasilabilir., 5 - Lale Devri / Osmanli Tarihi -  1718 yilinda imzalanan Pasarofça Antlasmasindan sonra Osmanli Devleti'nde yeni bir dönem baslamisti. 1730 yilindaki Patrona Halil Isyanina kadar, 12 yil süren bu döneme Lale Devri denir. Sultan Üçüncü Ahmed ve Damat Ibrahim Pasa barisçi bir siyasetten yanaydilar. Lale Devri de bu barisçi politikalarin bir ürünü olarak ortaya çikmisti.

Lale Devri'nde edebiyat, kültür ve sanat alaninda gelismeler oldugu gibi, teknik konularda da Avrupali devletlerden etkilenilerek bazi yenilikler gerçeklestirildi. Bu dönem de Avrupa'ya ilk kez geçici elçiler gönderildi. 1727 yili ortalarinda Osmanli Devleti'nde de matbaa kurulmasi için düzenlenen padisah fermani üzerine, Paris Elçisi 28. Mehmed Çelebi'nin oglu Sait Efendi ve Ibrahim Müteferrika ilk matbaayi kurdular (16 Aralik 1727).

Lale Devri'nde Yalova'da bir kagit fabrikasi kuruldu. Istanbul'da sik sik çikan yanginlari daha hizli kontrol altina almak için, yeniçeriler içinden bir itfaiye örgütü olusturuldu. Yine Istanbul'da bir kumas fabrikasi ve bir çini imalathanesi açildi. Her tarafta birçok kösk, saray ve lale bahçeleri yapildi. Ayrica Dogu kültürünün klasik eserleri ilk kez Türkçe'ye çevrildi. Istanbul'da halk yillar süren savaslardan sonra böyle bir dönem yasamanin mutlulugu içerisinde idi.
, 6 - Yavuz Sultan Selim / Osmanli Tarihi -

Osmanli padisahidir (1470-1520). Yavuz lakabiyla anilan Selim I, Sultan Bayezit II'nin oglu, Fatih Sultan Mehmet'in torunu, Kanunî Sultan Süleyman'in babasidir.

Amasya'da dünyaya gelen Yavuz Sultan Selim, iyi bir egitim gördü. Savas ve yönetim sanatini bütün incelikleriyle ögrendigi gibi, divan edebiyati ile Farsça'yi da güçlü siirler yazabilecek derecede iyi ögrendi. Ama onun en büyük tutkusu padisah olmakti.

Kendinden büyük iki kardesi bulundugu için padisahlik ona düsmüyordu. Bu yüzden, Trabzon valisiyken 1511 yilinda ordusunu alarak Rumeli'ye geçti ve babasini zorla tahttan indirip padisah olmak üzere Istanbul üzerine yürüdü. Çorlu yakininda yapilan çarpismada babasina yenilen Yavuz Selim, oglu Süleyman'in vali bulundugu Kefe'ye (Kirim) geçti. Ayni yil agabeyi Ahmet de Anadolu'da padisahligini ilân etti. Yeniçeriler ayaklanarak Selim'in padisah olmasini istediler. Bayezit II, yeniçerilerin istegini kabul etmek zorunda kaldi ve padisahligi Yavuz Selim'e birakti (1512).

Çaldiran Savasi ve Dogu Anadolu'nun Fethi

Doguda Iran hükümdari Sah Ismail'in Siîligi Anadolu'ya yaymasi Osmanli Devleti'nin birligini bozuyordu. Yavuz Selim ele geçirebildigi kardeslerini ve yegenlerini öldürterek birkaç yildir süren saltanat kavgasini sona erdirdikten sonra, Iran Seferi'ne hazirlandi.

Doguya giderken ardim güven altina almak için de Anadolu'daki Alevîlerin pek çogunu (kirk bin kisi) kestirdi. Iki ordu Dogu Anadolu'da Çaldiran Ovasi'nda karsilasti. Sah Ismail bu savasta yenilgiye ugradi (1514). Yavuz Selim Tebriz'i ele geçirdikten baska bütün Dogu ve Güneydogu Anadolu'yu da Osmanli topraklarina katti.

Iran'in yenilgisinden sonra Osmanli Devleti'nin karsisinda en güçlü devlet olarak Misir kalmisti. Yavuz ikinci büyük seferini Misir'a yapti. Önce 1516'da Halep yakininda Mercidabik'ta Misir ordusunu yendi. Sonra Suriye ve Filistin'i de ele geçirerek Misir'a girdi. Misir'da bir yila yakin süre kaldi.

Son Kölemen sultani Tomanbay'i yenerek astirdi. Misir'la birlikte Hicaz'i da Osmanli topraklarina katti. Bundan daha önemli olarak halifelige özgü Kutsal Emanetler'i ele geçirerek kendisini Müslümanlarin halifesi ilân etti (1517). O tarihten sonra Osmanli padisahlari padisah unvaniyla birlikte halife unvanini da kullanmaga basladilar.

Yavuz Sultan Selim kisa sürede ülkede birligi saglayip ülkesini genislettikten sonra cihangirlik istemiyle yeni seferlere hazirlanirken hastalandi. Sirtinda çikan ve sirpençe (kizilyara) denen çiban yüzünden 1520 yilinda Çorlu yakininda öldü, Istanbul'da kendi adini tasiyan caminin yanindaki türbeye gömüldü.

Kutsal Emanetler

Yavuz Selim, Kahire'de bulundugu sirada Mekke serifi Ebu Berekât, Müslümanlarca kutsal sayilan birtakim esyayi Mekke'nin anahtarlariyla birlikte padisaha sundu. 'Topkapi Sarayi Müzesi'nde Hirkai Saadet Dairesi'nde bulunan bu esyaya sonraki padisahlar döneminde eklenmis olanlar da vardir.

Söz konusu Kutsal Emanetler sunlardir: Hirkai Saadet (Hz. Muhammet'in hirkasi); Dendani Saadet (Hz. Muhammet'in Uhut Savasi'nda kirilan disinden bir parça); Nalini Saadet (Peygamber'in nalini); Sancagi Serif (Peygamber'in sancagi); Kemani Peygamberi (Hz. Muhammet'in yayi); Lihyei Saadet (Hz. Muhammet'in sakali); Mührü Saadet (Peygamber'in mühürü); Namei Saadet (Peygamber'in Misir hükümdarina gönderdigi mektup; nusin üzerine yazilidir); Seyfi Nebevi (Hz. Muhammet'in kilici); Gasli Nebevi suyu ve Naksi Kademi Serif (Peygamber'in gasil suyu sisesi ve ayak izi bulunan tas).
, 7 - Yildirim Bayezit / Osmanli Tarihi -  Osmanli padisahidir (1360-1403). Yildirim Bayezit (Bayezit I) Sultan Murat Hüdavendigâr'in ikinci ogludur. Agabeyi Savci Bey'in ayaklandiktan sonra yakalanip idam edilmesi üzerine veliaht oldu. 1386'da Karaman Beyligi'ne karsi açilan savasta çok hizli basarilar kazanmasi üzerine kendisine «Yildirim» adi takildi. Kosova Savasi'nda babasinin öldürülmesinden sonra basa geçti.

Batililar 1394 yilinda papanin kiskirtmasiyla Türklere karsi yeni bir Haçli Seferi'ne giristiler. O zamanki bati ülkelerinin hemen hepsi sefere katildilar. Yildirim Bayezit, 25 eylül 1396'da Haçli ordusunu Nigbolu'da büyük bir yenilgiye ugratti. Böylece Rumeli'de Türk egemenligini saglamlastirdi. Ertesi yil da Istanbul Bogazi'nda Anadoluhisari'ni yaptirdi.

Ankara Savasi

Bayezit batida durumunu saglamlastirdiktan sonra egemenligini doguya dogru genisletme çabalarina giristi. Yildirim'dan kaçan Anadolu beyleri o siralarda Önasya'yi istilâ etmekte olan Timur'a, ondan kaçan hükümdarlar da Bayezit'e siginiyorlardi. Bu durum iki cihangiri ister istemez karsilasmak zorunda birakti.

Yildirim Bayezit, Timur ordusunun Anadolu içinde batiya dogru ilerledigini ögrenince kuvvetlerini Bursa'da toplayarak savas hazirligina giristi. Içinde 20,000 kisilik bir Sirp ordusu da bulunan Osmanli ordusu iki koldan ilerleyerek Ankara yakinina gelip ordugâh kurdu. Ordu mevcudu 90,000 kisiyi buluyordu ve büyük çogunlugu piyadeydi. Timur'un ordusu çogu atli olmak üzere 160,000 kisiyi geçiyordu. Iki ordu Ankara yakininda Çubuk Ovasi'nda kanli bir savasa tutustu (20 temmuz 1402). Basta Rumeli ve Sirp askerleri olmak üzere Osmanli ordusu iyi savasiyordu.

Ne var ki savasin kizistigi bir sirada, Timur ordusunda bulunan eski Anadolu beyleri (Germiyan, Saruhan, Aydin, Mentese v.b.), bayraklarini açarak Anadolu askerinin karsisina çikinca bu askerler düsman tarafina geçtiler. Böylece Osmanli ordusu zayifladi ve yer yer bozguna ugrayarak geri çekilmege basladi. Yildirim Bayezit, yanindaki komutanlarin israrina ragmen çekilmek istemedi ve sonunda Timur'a tutsak oldu.

Tutsaklik Agir Geldi

Timur, tutsak sultani, kapali bir tahtirevan içinde yaninda dolastirarak Bati Anadolu'yu istilâya giristi. Izmir'e kadar bütün Ege kiyilarini ele geçirdi. Artik yurduna dönmek istiyordu. Bu arada Bayezit hastalandi. Içinde bulundugu agir durumu gururuna yediremiyordu. Sonunda tutsakliga dayanamayarak 8 mart 1403'te Aksehir'de öldü.

Yildirim'dan Sonra

Ankara Savasi, Osmanli Devleti'nin parçalanmasina yetmisti. Çünkü Bayezit'in ogullari simdi taht kavgasina girismislerdi. Süleyman Çelebi Rumeli'de, Isa Çelebi Balikesir'de, Mehmet Çelebi Amasya'da, Musa Çelebi Bursa'da hüküm sürmege basladi. Önce Süleyman'la Musa savasa tutustu, Süleyman yenilerek öldürüldü (1410).

Musa Çelebi Bizans'in üstüne yürüyünce Bizans, Mehmet Çelebi'yi tuttu. Çelebi Mehmet Bizans'in destegini sagladiktan sonra bütün kardeslerini yenerek Osmanli tahtina oturdu ve devletin birligini yeniden sagladi. Bu arada eski beylikler yeniden devlete baglandi. Ama Seyh Bedrettin'in ayaklanmasi saltanat kavgalariyla yorulmus olan Osmanli Devleti için yeniden bir sarsinti yaratti. Bedrettin yakalanarak Serez'de asildi. Çelebi Mehmet de bir av partisinde aldigi yaradan iyilesemeyerek Edirne'de öldü.



(Solda) Yildirim Bayezit'in yagliboya portresi. Topkapi Sarayi Müzesi. Padisah Portreleri Galerisi, Istanbul.

(Sagda) Yildirim Bayezit'i tasvir eden bir minyatür. Üniversite Merkez Kitapligi, Istanbul.

Mektuplar

—Timur'dan Bayezit'e «...Ey Rum diyarinda melik Yildirim Bayezit! Bil ki biz kuvvetle galip ve muzaffer olan yeni bir sultaniz, insanlarin hepsi bize kuldur. Aklini basina topla ki, Kara Yusuf ve Sultan Ahmet bizim kilicimizdan kaçtilar... Eger kendi felâketini istemiyorsan onlari kabul etme... Kov, ya da öldür... Sakin bu emrimize karsi koyma. Zira o halde kahrimiz sizin üzerinize vaki olur...»

—Bayezit'ten Timur'a «Hamd o Allah'a mahsus! ki, bizi Islâm ile müserref ve Arap ve Acem sultanlarinin üzerine muazzez kilmistir... Timur adiyla anilan ey kuduz köpek, ey Tekfur melikinden daha kâfir olan Timur! Malumun olsun ki mektubunu okudum. Ey ugursuz, beni böyle bos sözlerle mi korkutacaksin... Beni Acem hükümdarlari ya da Tataristanli mi saniyorsun?.. Biz sarkta ve garptaki sultanlarin en erdemlisi ve uzakta ve yakindaki hakanlarin en sereflisiyiz...»

(Feridun Bey, Münsaat'tan kisaltilmis ve sadelestirilmistir).

, 8 - Kirkpinar Güresleri -  Tarihi Kirkpinar Güresleri’nin dogusuna iliskin çesitli rivayetler vardir. Bunlardan en yaygin olani kisaca söyledir: 1346 yilinda Orhan Gazi’nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenledigi seferler sirasinda, kardesi Süleyman Pasa, 40 askerle Bizanslilara ait Domuzhisar’in üzerine yürür. Baskinla burasini ele geçirirler. Diger hisarlarin da ele geçirilmesinden sonra, 40 kisilik öncü birlik geri dönerler ve simdi Yunanistan’in topraklarinda kalan Samona’da mola verirler.

40 cengaver, burada gürese tutusurlar. Saatlerce süren güreslerde, adlarinin Ali ile Selim oldugu rivayet edilen iki kardesin bir türlü yenisemedikleri görülür. Daha sonra bir Hidrellez gününde, Edirne yakinlarindaki Ahiköy Çayiri'nda ayni çift, yeniden gürese tutusurlar. Bütün bir gün güresmelerine ragmen yine yenisemeyen kardes pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener isiginda mücadelelerini sürdürmeye devam ederler.

Ancak soluklari kesilerek olduklari yerde can verirler. Arkadaslari onlari, ayni yerdeki bir incir agacinin altina gömerek oradan ayrilirlar. Yillar sonra ise ayni yere gittiklerinde iki pehlivanin mezarlarinin bulundugu yerde gür bir pinar görürler. Bundan sonra halk, orada yatanlarin anisina o yöreye, "Kirkpinar" adini verirler.

Balkan Savaslari ve Birinci Dünya Savasi sonunda Kirkpinar Güresleri, Edirne ile Mustafapasa yolu arasindaki "Virantekke" denilen yerde düzenlenmistir. Cumhuriyet’ten sonra 1924 yilinda ise güresler, Edirne’nin Sarayiçi Mevkii'nde yapilmaya baslanmistir.

Kirkpinar Güresleri, 1928 yilina kadar agalari tarafindan düzenlenmistir. Güreslerdeki ödülleri ve misafirlerin agirlanmasini hep agalar karsilamistir. Ancak 1928 yilinda ülkede meydana gelen ekonomik sikintilar nedeniyle agaliga talip çikmayinca, güreslerin organize ve gelenleri agirlama isi Kizilay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafindan üstlenilmistir. 1946 yilinda ise Tarihi Kirkpinar Güresleri, Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye baslanmistir.

Pehlivan

Pehlivan sözcügü, Farsça'dir. Selçuklular zamaninda, kahramanlik gösteren savasçilara, üstün basari kazanan atici, güresçi, gürzcülere Pehlivan denildigi bilinir. Pehlivan deneyiminin bu anlamda kullanilisi Sultan II. Mahmut döneminin sonuna kadar sürmüstür.

, 9 - Fatih Sultan Mehmet / Osmanli Tarihi -  En büyük Osmanli padisahidir (1432-1481). Sultan Murat II'nin ogludur. Edirne'de dünyaya geldi. Çocuk yastayken babasi hükümdarligi ona birakti (1444). Macarlarin Osmanli Devleti'ne karsi sefer açmasi üzerine Mehmet II tahti babasina geri vermek istedi, ama Murat II onu tahtta birakarak ordunun basina geçti ve Varna Savasi'nda düsmani yendi. Buna ragmen bir süre sonra Çandarli Halil Pasa'nin çabasiyla genç padisah tahttan indirilerek Manisa valiligine geri gönderildi ve hükümdarlik babasina iade edildi (1446).

Sultan Murat çok geçmeden öldü ve 1451 yilinda Mehmet II yeniden padisah oldu. Tahtta çok genç bir hükümdarin bulunusundan cesaret alan batili devletler ve Bizanslilar padisahtan bazi isteklerde bulundular. Sultan Mehmet II Venedikliler, Macarlar ve Bizanslilara birtakim ödünler vermek zorunda kaldi.

Genç padisahin bu tutumundan yanlis sonuçlar çikaran batililar Çanakkale Bogazi'ni kusattilar. Fakat çok geçmeden yanildiklarini anladilar. Çünkü Anadolu'ya geçip Karamanoglu Ibrahim Bey ile anlastiktan sonra Edirne'ye dönen Mehmet II, Karadeniz'den Istanbul'a gelecek gemilerin geçisini denetlemek ve gerekirse önlemek için Anadoluhisari'nin karsisina Bogaziçi'nde acele, yeni bir hisar yapilmasini emretti. Böylece 1452 yilinda Rumelihisari çok kisa bir süre içinde yapilip bitti.

Istanbul'un Fethi

Ayni yil Edirne'de bir divan toplayan Mehmet II, Istanbul'un fethedilmesi konusunu görüstü: Çandarli Halil Pasa ile yandaslari bu öneriye karsi çiktilarsa da divanin diger ilerigelenleri padisahi desteklediler, karsi olanlar da çogunlugun kararina uymak zorunda kaldilar. Böylece kusatma hazirliklari basladi: Istanbul surlari disindaki hayvan sürülerine elkondu. Istanbul dolayindaki küçük Bizans kaleleri ele geçirildi. Edirne'de Urban adli bir Macar ustasina, o devrin en büyük toplari döktürüldü. Tarihçiler bu toplarin sayisini 200 olarak gösterirler. Bunlarin her birini 40-50 çift öküz ya da 2,000 kadar insan çekerek Edirne'den Istanbul'a tasidi. Ayrica Gelibolu'daki 400 gemilik Türk donanmasi Marmara'ya girdi.

Bizanslilar da savunma hazirligina girismislerdi. Kentin savunmasi için kale kapilari örülmüs ve Haliç agzina bir zincir gerilmisti. Aslinda mevcudu 8000-9000 kadar oldugu söylenen Bizans ordusunun 3,000 kadari Latinlerden olusuyordu ve esas savunma gücü bunlardi. Oysa Bizanslilar Latinleri sevmiyorlardi. Bu nedenle, Bizansli Rumlarin «Istanbul'da Latin külahi görmektense Türk sarigi görmek bizim için daha iyidir» dedikleri, söylentiler arasindadir.

Mehmet II, bütün kisi savas hazirliklari ile geçirdi ve 23 mart 1453 günü Edirne'den hareket ederek 5 nisanda Topkapi önüne geldi. Kusatma 29 mayisa kadar sürdü; karadan ve denizden yapilan saldirilar sonunda Türk ordusu Istanbul'u ele geçirdi.

Bu büyük zafer sonunda «Fatih» unvanini alan genç hükümdar Istanbul'da Rumlara karsi. iyi davrandi. Fetihten sonra büyük bir karisikliga düsen kentte güvenligi saglayan Fatih üç gün süren fetih senlikleri yaptirdi. Bu arada Çandarli Halil Pasa'yi ve Bizanslilarin safinda savasan amcasi Orhan'i da öldürttü.

Fatih, Rumlara patriklerini seçme hakkini tanidi. Hiristiyanlarla Müslümanlar arasinda tam bir anlasma saglamak amaciyla yeni patrigi yemege çagirip agirladi, patriklik asasini ve tacini ona eliyle verdi.

Rumlarin yani sira Yahudi ve Ermeni cemaatine de iyi davrandi. Birtakim manastir ve kiliseleri kendi adina ve yanindaki beyler adina camiye çevirdi, ama kiliselerin çogu gene de Rumlarin elinde kaldi.

Sirp Sorunu

Istanbul'un fethinden sonra gözü korkan batili devletler arasinda birlesme egilimi güçlendi. Fatih bunu önlemek için 1454'te Venedik Cumhuriyeti ile bir anlasma yaparak onlara ticaret serbestligi verdi. Bunun üzerine Cenevizliler de Fatih'le anlastilar. Fakat Fatih'in asil amaci Tuna'ya kadar egemen olmak ve Sirp sorununu çözümlemekti.

Belgrat kusatmasi da içinde olmak üzere bes yil süren seferler ve savaslar sonunda bütün Sirbistan'i ele geçirdi (1459). Bundan sonra Mora'yi (1460), Bosna'yi (1463) ve Tuna boylarindaki daha birçok yerleri aldi. Karadeniz'e ve Azak Kalesi'ne birlikler gönderdi.

Otlukbeli Savasi

Fatih Anadolu'yu da güvenlik altina almak istiyordu. Bu amaçla Konya üzerine yürüdü ve Karamanoglu Beyligi'ne son verdi (1466). Doguda Akkoyunlular egemendi; Karamanogullari, Akkoyunlu hükümdari Uzun Hasan'a sigindilar. Uzun Hasan baska devletlerden de destek görüyordu. Fatih 1473 yili mart ayinda Istanbul'dan ordusuyla hareket etti. Iki ordu Firat boyunda Otlukbeli denen yerde karsilasti. Savas Osmanli ordusunun zaferiyle sonuçlandi. Uzun Hasan kaçti, ama bir oglu ve pek çok askeri bu savasta öldü.

Ve Ölüm

Fatih, Akkoyunlulari yendikten sonra Anadolu'nun güneyini de güvenlik altina almak istedi. Bunun için Misir Memlûk Sultanligi ile iliski kurdu. Ancak anlasmalari kolay olmadi, hattâ zaman zaman sürtüsmeye ve uçlarda savaslara vardi. Nitekim Memlûk Sultanligi'nin Osmanlilara bagli Dulkadirogullari Beyligi'ni ele geçirmesi üzerine Fatih 1480'de Alâüddevle Bozkurt Bey'i Dulkadirli topragina gönderdigi gibi kendisi de, hasta olmasina ragmen 29 nisan 1481'de Üsküdar'a geçerek sefere basladi. Ancak Gebze yakinina geldigi sirada hastaligi artti ve 3 mayis günü hayata gözlerini kapadi.



(Solda) Fatih'in ünlü portrelerinden biri, Italyan ressami Gentille Bellini'nin (1429-1507) eseri, fatih, ünlü Italyan hümanistlerini davet eder, onlarla sanat ve bilim tartismalari yapardi. Bunlardan Francesco Berlinghieri «Geographia» adli eserini Fatih'e sunmustur.

(Ortada) Italyan ressami Ferrara'nin yaptigi Fatih portresi, Topkapi Sarayi Padisah Portreleri Galerisi. Istanbul.

(Sagda) Fatih'in tugrasi. Tugra, hükümdarlarin imzasiydi; tugra çizenlere «tugrakes» denirdi.



Fatih Sultan Mehmet'in bizzat yönettigi akil almaz harekât: 21 nisan 1453 gecesi, 67 savas gemisi kizak üstünde kaydirilarak Dolmabahçe-Kasimpasa yoluyla Haliç'e indiriliyor. Böylece Bizanslilarin, 2 nisan gecesi Kentemarion kulesiyle Galata surlari arasina gerdikleri zincir etkisiz kalacak ve bu büyük olay tarihçileri ve yukaridaki tablonun ressami gibi sanatçilari etkilemege devam edecektir.

Adil Bir Hükümdar

Fatih, güçlü bir padisah oldugu kadar, genis görüslü bir düsünür ve aydindi. Edebiyat, din, felsefe, matematik ve astronomi sorunlariyla ilgilenirdi. Fetih'ten sonra, Istanbul'da 8 kilise ve manastiri medreseye çevirmis, kendi adina yapilan cami de bir medreseyle bütünlenmistir.

Çevresine bilginleri toplayan Fatih, onlarin hazirlayip kendisine sunduklari Türkçe, Arapça, Rumca eserlerden yararlanir, huzurunda tartismalar düzenlenirdi. Avni takma adiyla yazdigi siirler basariliydi. Fatih hosgörülü bir hükümdardi; dil ve din ayirimi yapmaksizin, devleti Karamani Mehmet Pasa'ya hazirlattigi kanunnameler uyarinca yönetti.

1457'de Istanbul'u baskent yapti ve devlet hazinesini saklamak üzere Yedikule'yi insa ettirdi. 1472'de Çinili Kösk, 1478'de Yeni Saray (Topkapi) onun emriyle yapildi.

Fatih, yeni bir çag ve yeni bir çigir açan hükümdardir. Kendisinden sonra gelenler, onun yolundan gitseydiler, girisimleri herhalde bir Türk hümanizmi ve rönesansiyla sonuçlanacakti. Fatih Sultan Mehmet'in zehirlenerek öldürüldügü söylentilerinin asli yoktur. Birçok Osmanli padisahi gibi, o da «damla hastaligi»na yakalanmis ve bu hastaliktan ölmüstür.

Fatih'in bilginleri

Fikihta Molla Hüsrev, tefsirde Molla Gürani, Molla Yegân, Istanbul'un ilk kadisi Hizir Çelebi, matematikte Ali Kusçu ve kelâmda Hocazade, Fatih döneminin önemli bilginleridir. Bunlardan baska bazi Italyan bilginleri de (Anconali Criaco v.b.) Fatih'e bati tarihi okuyorlardi. Fatih, Rum bilginleri ile de ilgilenmistir.

Nitekim ilk Istanbul patrigi Gennadios, Hiristiyan dinini anlamasi için itikatname'sini Fatih için yazmistir. Trabzonlu Georgios Amirutzes, Georgios Trapeziontos ona tarih ve astronomi kitaplari çevirip sundular. Sonuncusu Fatih'in ölümünde onun için bir de agit yazdi.
, 10 - Mondros Ateskes Antlasmasi / Osmanli Tarihi -  Osmanli Devleti'nin içinde bulundugu devletler toplulugu, Birinci Dünya Savasi'nda yenilince, Osmanli Devleti de savastan çekildi. Ittihat ve Terakki Partisi Üyeleri, gizlice yurdu terkettiler.

Talat Pasa'nin istifasi üzerine iktidara geçen Ahmet Izzet Pasa Hükümeti, Ingilizler araciligiyla Anlasma (Itilaf) Devletleri'nden baris istedi. Bahriye Naziri Rauf Bey'in baskanligindaki Osmanli Kurulu ile Anlasma Devletleri adina Ingiliz Amirali Caltrop, Limni Adasi'nin Mondros Limani'nda yapilan Mondros Ateskes Antlasmasi, Mebusan Meclisi tarafindan oybirligi ile kabul edilmistir.

Imzalanma Nedenleri

Almanya'nin yenilmesi: Alman destegi olmadan, Osmanli Devleti'nin savasi sürdürecek gücünün olmamasi.

Wilson Ilkeleri'nin yayinlanmasi: Ingilizlerin hosgörüsüyle, daha sonra kârli bir baris antlasmasinin imzalanacaginin sanilmasi.

Padisahin, Ingilizlerin yardimiyla saltanati ve halifeligi korumak istemesi.

Kosullari

Istanbul ve Çanakkale Bogazlari açilacak ve bu yerlerdeki askeri üsler, Itilaf Devletleri'nce isgal edilecektir.

Ordu terhis edilecek, orduya ait silahlar, tasitlar, cephane ve donatim, Itilaf Devletleri'ne teslim edilecektir.

Donanma, Itilaf Devletleri'nin gösterecekleri limanlarda gözaltinda tutulacaklardir.

Osmanli Devleti, müttefikleriyle olan bütün iliskilerini kesecektir.

Toros tünelleri, Itilaf Devletleri tarafindan isgal edilecektir.

Bütün haberlesme, ulasim araç ve gereçleri Itilaf Devletleri'nin denetimi altinda bulundurulacaktir.

Itilaf Devletleri, kendi güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çikarsa, herhangi bir stratejik noktayi isgal edebilecektir.

Anlasma imzalandiginda, Anadolu disinda bulunan Türk Askerleri, en yakin Itilaf Devleti askeri birliklerine teslim olacaktir.

Vilayet-i Sitte denilen Dogu Anadolu'daki 6 ilde (Erzurum, Van, Harput, Diyarbakir, Sivas ve Bitlis) karisiklik çiktigi takdirde Itilaf Devletleri bu illerin herhangi bir bölümünü isgal edebileceklerdir.

Önemi

Bu antlasma ile Osmanli Devleti, fiilen sona ermistir.

Kayitsiz sartsiz teslim belgesi özelligi tasiyan bu antlasma, Osmanli'nin bütünüyle isgal edilmesine elverisli ortam hazirlamaktaydi.

Bogazlarin isgali ile Anadolu ve Rumeli baglantisi kesilecek, Istanbul'un güvenligi de tehlikeye düsecekti. Osmanli Devleti'nin Bogazlar üzerindeki egemenligi sona ermis olacaktir.

Ordunun büyük bir bölümü terhis edilip, silahlarina el konulacakti. Bu uygulama ile Osmanli Devleti, savunma gücünden yoksun birakilacakti.

7. maddenin uygulanmasiyla, Wilson Ilkeleri'ne göre Türklerin denetiminde kalmasi gereken Anadolu Topraklari da Itilaf Devletleri tarafindan isgal edilmistir.

24. maddenin uygulanmaya çalisilmasi sonucunda, dogudaki Ermeniler, bagimsiz bir devlet kurmak amaciyla ayaklanmislardir.

Toros tünellerinin isgali, telgraf, telefon ve telsizin denetim altinda tutulmasi, ülkenin tümüne yönelik isgalin ilk isaretleridir.

Uygulanmasi

Ingilizler; Musul, Antep, Urfa, Maras, Batum, Kars'i isgal etmisler, Samsun ve Merzifon'a asker göndermislerdir.

Fransizlar; Dörtyol, Mersin ve Adana Yöreleri ile Afyon'u isgal ettiler.

Italyanlar; Antalya, Bodrum, Kusadasi, Marmaris, Konya çevresine asker çikarmislardir.

13 Kasim 1918'de Itilaf Devletleri gemileri Istanbul Limani'na demir atti.

Istanbul fiilen isgal edildi.

, 11 - Matematigin Tarihçesi / Bilim Tarihi -  Ortaçag

Islâm Dünyasi'nda basta aritmetik olmak üzere, matematigin geometri, cebir ve trigonometri gibi dallarina önemli katkilarda bulunan matematikçiler yetismistir. Ancak bu dönemde gerçeklesen gelismelerden en önemlisi, geleneksel Ebced Rakamlari'nin yerine Hintlilerden ögrenilen Hint Rakamlari'nin kullanilmaya baslanmasidir.

Konumsal Hint rakamlari, 8. yüzyilda Islâm Dünyasi'na girmis ve hesaplama islemini kolaylastirdigi için matematik alaninda büyük bir atilimin gerçeklestirilmesine neden olmustur.

Daha önce Arap alfabesinin harflerinden olusan harf rakam sistemi kullaniliyordu ve bu sistemde sayilar, sabit degerler alan harflerle gösteriliyordu. Örnegin için a harfi, 10 için y harfi ve 100 içinse k harfi kullaniliyordu ve dolayisiyla sistem konumsal degildi. Böyle bir rakam sistemi ile islem yapmak son derece güçtü.

Erken tarihlerden itibaren ticaretle ugrasanlarin ve aritmetikçilerin kullanmaya basladiklari Hint Rakamlari'nin üstünlügü derhal farkedilmis ve yaygin biçimde kabul görmüstü. Bu rakamlar daha sonra Bati'ya geçerek Roma Rakamlari'nin yerini alacaktir.

Cebir bilimi Islâm Dünyasi matematikçilerinin elinde bagimsiz bir disiplin kimligi kazanmis ve özellikle Hârizmî, Ebu Kâmil, Kerecî ve Ömer el-Hayyâm gibi matematikçilerin yazmis olduklari yapitlar, Bati'yi büyük ölçüde etkilemistir.

Islâm Dünyasi'nda büyük ilgi gören ve gelistirilen bilimlerden birisi olan astronomi alanindaki arastirmalara yardimci olmak üzere trigonometri alaninda da seçkin çalismalar yapilmistir. Bu konudaki en önemli katki, açi hesaplarinda kirisler yerine sinüs, kosinüs, tanjant ve kotanjant gibi trigonometrik fonksiyonlarin kullanilmis olmasidir.

Yeniçag

Bu dönem diger alanlarda oldugu gibi matematik alaninda da yeniden bir uyanisin gerçeklestigi ve özellikle trigonometri ve cebir alanlarinda önemli çalismalarin yapildigi bir dönemdir.

Trigonometri, Regiomontanus, daha sonra da Rhaeticus ve Bartholomaeus Pitiscus`un çabalariyla ve cebir ise Scipione del Ferro, Nicola Tartaglia, Geronimo Cardano ve Lodovice Ferrari tarafindan yeniden hayata döndürülmüstür.

Yapilan çalismalar sonucunda gelistirilen islem simgeleri, su anda bizim kullandiklarimiza benzer denklemlerin ortaya çikmasina olanak vermis ve böylelikle, denklem kurami biçimlenmeye baslamistir.

Rönesans matematigi özellikle Raffaello Bombelli, François Viète ve Simon Stevin ile doruk noktasina ulasmistir. 1585 yilinda, Stevin, asagi yukari Takîyüddîn ile ayni anda ondalik kesirleri kullanmistir.

Bu dönemde çagdas matematigin temelleri atilmis ve Pierre de Fermat sayilar kuramini, Pascal olasilik kuramini, Leibniz ve Newton ise diferansiyel ve integral hesabi kurmuslardir.

Yakinçag

Bu dönemde Euler ve Lagrange, integral ve diferansiyel hesabina iliskin 17. yüzyilda baslayan çalismalari sürdürmüs ve bu çalismalarin gök mekanigine uygulanmasi sonucunda fizik ve astronomi alanlarinda büyük bir atilim gerçeklestirilmistir. Mesela Lagrange, Üç Cisim Problemi'nin ilk özel çözümlerini vermistir.

Bu dönemde matematige daha saglam bir temel olusturmaya yönelik felsefi agirlikli çalismalar genisleyerek devam etmistir. Russell, Poincaré, Hilbert ve Brouwer gibi matematikçiler, bu konudaki görüsleriyle katkida bulunmuslardir.

Russell, matematik ile mantigin özdes oldugunu kanitlamaya çalismistir. Matematigin, sayi gibi kavramlarini, toplama ve çikarma gibi islemlerini, küme, degilleme, veya, ise gibi mantik terimleriyle ve matematigi ise "p ise q" biçimindeki önermeler kümesiyle tanimlamistir.

Hilbert'e göre ise, matematik soyut nesneleri konu alan simgesel bir sistemdir; mantiga indirgenerek degil, simgesel aksiyomatik bir yapiya dönüstürülerek temellendirilmelidir.

Sezgici olan Brouwer de matematigin temeline, kavramlara somut içerik saglayan sezgiyi koyar; çünkü matematik bir teori olmaktan çok zihinsel bir faaliyettir. Poincaré'ye göre de matematigin temelinde sezgi vardir ve matematik kavramlarinin tanimlanmaya elverisli olmasi gerekir.

Yine bu dönemin en orijinal matematikçileri olarak Dedekind ve Cantor sayilabilir. Dedekind, erken tarihlerden itibaren irrasyonel sayilarla ilgilenmeye baslamis, rasyonel sayilar alaninin sürekli reel sayilar biçimine genisletilebilecegini görmüstür. Cantor ise, bugünkü kümeler kuraminin kurucusudur.

, 12 - Çömlekçilik ve Madenler / Icatlar ve Kesifler -  Tarih öncesi toplumlarinin gücünü saglayan sanayilerden biri olan çömlekçiligin gelismesi de tekerlek sayesinde olmustur.

Daha önce söyledigimiz gibi, seramik. Cilâli Tas Çagi'nda biliniyordu. 'Bu insanlarin killi topraga elle biçim vererek meydana getirdikleri çanak-çömlekler, bugün arkeologlara, kazilarin tarihlerini tespit etme imkânini vermektedir. Çömlekçi, hammaddesine elleriyle istedigi biçimi verdikten sonra, bunu güneste pisirirdi. Pisirme islemini ateste yapmayi ve iklim sartlarinin etkisinden kurtarmak için kapali yerde pisirmeyi, neden sonra düsünebildi. Böylece ilkel firin dogmus oluyordu.

Ilk sanayinin eserleri kisa sürede Yakin Dogu'yu sardi; bunlar, boyali desenlerle süslü Mezopotamya çanak-çömlekleri, çok güzel sekiller verilmis ve üstleri mavi . yesil sirla kapli Misir vazolaridir. Ortak yönleri, her ikisinin de çok gözenekli olmalaridir; ancak bunun pek sakincasi olmasa gerekti, çünkü bu kaplar sivi degil, tahil ve tohum koymaya yariyordu Sümerler iki küpü birlestirerek, tabut olarak kullanmaktaydilar.

Günün birinde 'akli evvel' bir zanaatçi, imal ettigi vazolara daha düzgün yuvarlak biçim verebilmek için dönen bir tepsi kullanmanin yerinde olacagini düsündü. Bu bulus, hangi tarihe rastlar? Tekerlegin icadindan hemen sonraya diyebiliriz; çünkü, dönme'nin izlerine M.Ö 4.000 yillarindan kalma vazolarda bile rastlanmaktadir. Bu dönen tepsinin, baslangiçta zanaatçinin elle çevirdigi tahta bir tekerlek oldugu kesinlikle kabul edilebilir Ayni eksene monte edilmis, ayakla çevrilen bir "düzenteker" (Makinelerde devinim hizini düzgün tutmaya yarayan büyük çapli çark.) biçimindeki tezgâh daha sonra bulunmustur. Öte yandan birkaç tasla insa edilmekte olan derme çatma ocaklar da yavas yavas gelismis; bacali ve tugladan yapilma firinlar ortaya çikmaya baslamistir.

Bugün Louvre Müzesinin ve British Museum'un Eski Sanatlar Bölümlerinin vitrinlerini dolduran sayisiz çanak-.çömlekler, iste böyle dogdu. Buralarda simdi, mavi sirli Misir fayanslarini, Perslerden kalma Sus sehrinde imal edilmis renk renk panolari, Indüs'ün pembe çanaklarini. Kuzeydogu Çin yapisi siyah hamurdan üç ayakli vazolari ve inanilmaz zariflikte Girit vazolarini hayranlikla seyrediyoruz. Ayni çaglarda Sari Irmak boylarindaki Çinliler yeni bir hamur denemekteydiler. Bunu Kaolin'den (beyaz kil) elde ediyorlardi. Böylece, tertemiz bir isçilik ve essiz bir zariflige imkân veren "porselen" icat edilmis oldu.

Bu çesitli sanayilerin köselerinde, kendi hallerinde gelistiklerini düsünmek, büyük bir hata olur. Misir'i, Ege adalarini, Mezopotamya'yi, Bülücistan'i, Indüs vadisini ve hatta Sari Irmak'i kapsayan genis bir ticaretin var oldugunu düsünmemiz gerekir. Bu insanlar, gerek esek, sonrada deve kervanlariyla, gerekse akarsularin akislarina uyarak, deniz kiyilarini izleyerek durmadan yolculuk ederlerdi. Yükleri de ,özellikle seramik esyaydi. Buna tohum, parfüm, deri, kumas, sanat esyalari, mermer, fildisi ve hizla gelismekte olan madenciligin yarattigi yeni ihtiyaç maddeleri de eklenirdi.

M.Ö. 3.000 yilindan baslayarak Giritliler, Mezopotamyalilar ve Misirlilar hizla bakirin yerini almakta olan tuncu bol miktarda imal edebilmekteydiler. Yüzde 90 bakir ve yüzde 10 kalay karisimiyla elde edilen bu maden, yepyeni bir sanayinin hammaddesi olmustu. Dökümcüler, madeni kaliplamadan önce, kaliba bir 'çekirdek' koyarak delik meydana getirmeyi biliyorlardi. Delik sayesinde mizrak, kiliç ve balta gibi araçlara tahta saplar geçiriliyordu. Bu silahlar, tahtanin madene perçin çivisiyle çakilmasiyla de imal edilmekteydi.

Bundan baska "halk siniflari" için tunçtan süs esyasi da yapiliyordu, öyle ki, bu maden, kuyumculukta da önemli bir yer tutmaktaydi. Tunçtan küpe, yüzük, kolye, bilezik, taç gibi esyalar Misir ve 'Mezopotamya'da özellikle aranan ticari mallardi. Louristan'daki kazilardan çikarilan birçok kalintilar, bu çesit süslerin zirhlara, silahlara, atlarin üzengilerine ve gemlerine kadar yayildigini göstermektedir.

Bununla birlikte, önemli kisiler bu 'degersiz' madene pek. 'itibar' etmemekte; pahali süsleri tercih etmekteydiler. M.Ö. 3.000 yillarinda altinin bilindigi bir gerçektir. Akarsularda saf olarak bulunabilen bu maden, parlakligi, rengi ve isleme kolayligi gibi niteliklerinden ötürü hemen kuyumculugun en çok aranan maddesi haline gelivermisti. Çagimizdan bes bin yil önce altin, Sümerlerde, bugün bizde oldugundan daha bol ve yaygindi. Gerçekten de bugün altin süs esyasini Güney Amerikali birkaç zenginden ya da bazi zenci boksörlerden baska, bir Ur kralcigi kadar kim takip takistirabilir?

1927'de Ur'da bir kral mezari ortaya çikaran Wooley'in, gördügü manzara karsisinda neden saskinliga düstügünü gözünüzde canlandirabilirsiniz: Hükümdar, mezarina bütün eviyle birlikte; yani, muhafizlari, savas arabasi, seyisi, öküzü ve dokuz karisiyla gömülmüstü. Ayrica ev esyalari, altin ve bakir silahtar, gümüs ve altin sofra takimlari, çesitli mücevherler, altin kabzali hançerler, igneler, taçlar, küpeler, altindan ve gümüsten yapilmis tasli araba süsleri de mezara konmustu.

Milattan otuz yüzyil önce kilolarla altinin kullanildigi ve bu çesit bir 'israfa kuyumcularin sanat ve dehalarini dökmüs olmalari, insanlik tarihinin baslangiç çaginin saltanati üzerine yeterli bilgi vermektedir. Gerçekten de bu, Tutmosis, II. Ramses, l. ve II. Sargon gibi büyük 'insaatçi'larin göz kamastirici saltanatlarina yarasir bir dönem olmustu.

Roma ve Atina'nin henüz birer kulübe toplulugu halin de bulundugu sirada bu 'hasmetli' imparatorluklarda yüce uygarliklarin eserleri olan dev sehirler yer yer yükselmekteydi: Ege adalarinda Knosos; Nil boyunda Teb; Firat boyunda Babil; Dicle'de Ninova; Indüs üzerindeki olaganüstü sehir, Mohenjo-Daro... Dünyanin karanligini boylu boyunca yaran parlak isikli bir yildiz dizisiydi sanki.
, 13 - Bomba -  Bomba çok eskiden bulunmus bir silahtir. Romalilarin bomba kullandigi biliniyor. Bombayi, düzenli ordular içinde, ilk kez kullanan ise, Fransizlar olmustur (1427). Ikinci Viyana Kusatmasi'nda Avusturyalilar, 1808-1809 yillarinda da Napoleon ordulari bomba kullandilar.

Havada atilan ilk bombalar ise, 1849 yilinda, Avusturya ordusunda kullanildi. Bunlar, sicak hava balonlarina tutturulmus, agir agir yanan tapalarla donanmis bombalardi. Avusturyalilar bu bombalari Venedik'e attilar. Bu ilk bombalarin yaptigi hasar pek azdiysa da, Venedik ahalisini son derece korkutmaya yetti. Bombalari ilk kez uçaktan atanlar ise, Italyanlar oldu. 1912 yilinda, Italyan pilotlari Bati Trablus üzerine içleri nitrogliserin doldurulmus kutular attilar. Ayni yil, Ispanyollar da, Faslilar'a karsi bomba kullandilar.

Osmanlilar da, 1877- 1878 seferinde, Sipka ve Pievne savaslarinda, Ruslara karsi bomba kullanmislardir. Bomba, Birinci Dünya Savasi sirasinda, genis ölçüde kullanilmaya baslandi. Kurtulus Savasi sirasinda ise, Türk isçilerinin yaptigi ve "Ankara Bombasi" adi verilen bombanin büyük yararlari görüldü. Ikinci Dünya Savasi'nda ise, bombalar çok genis ölçüde kullanildi. Birinci Dünya Savasi'nda, A.B.D. Hava Kuvvetleri, topu topu 125 ton bomba attigi halde, Ikinci Dünya Savasi'nda yalniz Ingiltere üzerine 42.000 ton bomba atildi.
, 14 - Deniz Tasitlarinin Icadi -  Kara tasitlarindan, henüz hiç sözünü etmedigimiz deniz ulasimina geçelim. Daha önce anlatilmamasinin nedeni, Yunanlilarin ve onlardan öncekilerin su üstü ulasiminda geri olmalari degildir; Cilâli Tas Çagi'nda bile su üstü ulasimi bilinmekte ve uygulanmaktaydi. Hatta geminin arabadan önce icat edilmis olmasi da olagandir. Öyle ya, agaç kütügünü oyarak basit bir kayik yapmak, dingil ve tekerlegi gerektiren arabanin icadindan daha kolay degil midir? Hatta gemiciligin, suyollarinin karayollarindan daha kisa ve kullanisli oldugunun fark edildigi günden baslayarak gelismis oldugunu kabul etmek, daha akla yakindir. Güzel bir yaz günü, körfezin karsi kiyisina geçmek için kestirmeden denizi asmak varken, tepeleri ve korulari asarak karayolundan gitmek zorunda kalirsak, buna hangimiz üzülmeyiz?

Geminin icadini su ya da bu halka mal etmekten kaçinmamiz yerinde olur. Gemi yolculugunun, ta ilk zamanlardan beri dünyanin her yaninda uygulandigini kesin olarak kabul etmeliyiz. Yunan gemiciligine öteki ülkelerdekinden (sözgelisi, Çinlilerden ve Iskandinavlardan) fazla önem verisimiz. Yunanli gemicilerden birinin adinin "Ulysse" (Odusseus) olusundan ve Homeros adli ünlü sairin onu ölümsüzlüge kavusturmasindandir

Gerçektende, ilk klasik gemiciyi gözümüzde canlandirmamiza imkân veren Homeros'tur. Sair, kahramanini: "Kabaca islenmis birkaç agaç kütügüne hayatini emanet etmis ve dalgalara meydan okuyan bir yigit," diye tanimlar. Klasik bir tanim, ama onu ta tarih öncesine kadar, çok gerilere götürmemiz gerekir, iste o zaman, M.Ö. III.-II. binde bile nasil olumlu bir gelismeye ulasildigini anlariz.

Daha iyisi, Louvre'a bir gidelim ve Misir kayiklarinin resimlerini gözden geçirelim. Bunlar, birkaç çift kürekçinin çektigi uçlari kivrik gondollardir. Yön, dümenle belirlenmekte, dümenci pupada oturarak gondola belirli açilar vermektedir. Daha büyük hacimdeki gemilerde, dümen yerine çark kanadi kullanilmaktaydi. Çark kanadinin görevi, artik teknenin ekseni üzerinde degisik egriler vermek degil, bir baglama sistemiyle dikey tutturuldugundan, mili çevresinde dönme hareketi saglamakti. Bu haliyle, gerçek bir dümenin ilkel sekline varmis oluyorlardi; ama daha da ileriye gidemeyeceklerdi. Çünkü dümen için mentese sartti ve henüz bilinmiyordu bu.

Fenikeliler, Misir "Gondol"larini gelistirdiler, uzattilar. Bunlarin iki uçlari, ön ve arka kasara (geminin bas ve kiç tarafinda ,asil güverteden yüksek olan kisa güverte.) biçimini aldi, boyu yirmi metreyi, su iç derinligi de iki metreyi buldu. Sanayici, tüccar, armatör ve korsan bir halk olan Fenikeliler, Akdeniz'deki üstünlüklerini bu gemiler sayesinde kurdular. Hatta Karadeniz'e ve Atlas okyanusuna çiktilar.

Bu sürekli yolculuklar, onlari mevsime göre degisen rüzgârlari incelemeye ve -pusula bilinmediginden- yildizlara bakarak yön bulma yöntemini kesfetmeye götürdü. Gemiciligin ilk kurallarini da belirleyerek edindikleri bilgileri derlediler. Bu kurallar, derme çatma sayilmasalar gerekti; çünkü Firavun Nekao, M.Ö. 600 yilinda bunlara dayanarak Afrika'nin çevresini dolasmis ve Bartolomeo Diaz'dan yirmi yüzyil önce Ümit burnunu asmayi basarmisti.

Simdi bu dönemi geçip üç dört yüzyil ileriye giderek Yunan tarihinin altin çaginda Atina'nin limani Pire'yi ziyaret edelim: Rihtimina 40 metre uzunlugunda 300-400 tonajlik gemiler yanasmis. Bunlar, pupadaki çift kat kürekle idare edilmekte ve yelkenle hareket etmekteler Donatimi, son derece basit: Hepsi de yatay birer serene baglanmis tek kare yelken tasiyor. Kaldi ki, direk çarmihlara dik tutuldugundan, kaptan sadece pupadan ya da gerektiginde, yan-arkadan esen rüzgârla yol alabilir. Baska bir gidisin gemiyi alabora etmesi isten bile degildir.

Ancak, savas gemilerinin bu çesit sinirlandirmalarla engellenmesine imkân yoktu elbet. Bu nedenle, savas donanmasi, su alti derinligi 3.50 metre olan üç sira kürekli kadirgalardan meydana getirilirdi. Yelkenden baska sayilari bazen üç yüze varan kürekçiler de bulunurdu: Siki bir disiplinle idare edilisi, ayrica pruvaya (geminin ön tarafina) eklenen madeni mahmuz, bu gemileri korkunç savas araçlari haline getirmekteydi. Buna son seklini almis olan çapayi ve istenen yerde durmayi saglayan dikey demiri, çipo'yu da eklemek gerekir.

Ancak bu tekneler, Iskenderiye'nin sonralari denize indirecegi kocaman gemilerin yaninda neydi ki? Karinca yuvasi gibi kaynayan Siraküza limanindaki su göz kamastirici gemiye bir bakin hele: II. Hieron'un komutasindaki bu gemi, Korintli Arsias'in tersanelerinde insa edilmis. 5.000 tonajlik hacmi var ve 3.900 ton tutarinda mal tasiyabiliyor. Yolcular, özel kamaralarinda kaliyor ve lüks salonlarda vakit geçiriyorlar. Iskenderiye-Siraküza yolunu, alti günde alabilen bu dev gemide 600 tayfa hizmet ediyor, 300 asker de onlara eslik ediyor.

Birkaç yüzyil atlayarak. Roma egemenliginin en parlak caginda 6 kilometrelik rihtimi, 112 hektarlik havuzlariyla Akdeniz ticaretini Roma'ya baglayan Ostia limanina gidelim. Kalyonlari, Ben Hut'un ünlü üç sira kadirgalarini ve Arsimet'ten bu yana pek önemli bir gelisme göstermemis olmakla birlikte 200 yolcu ve 3.400 hektolitre bugday tasiyabilecek kapasitedeki kabotaj (bir ülkenin iskele ya da limanlan arasinda isleyen gemiler; bu gemileri isletme isi.) gemilerini selâmlayalim. Bunlar Iskenderiye’den Roma'ya sadece on günde gidiyor... Romalilar, rüzgârlari iyi tanidiklarindan, yolculuklarini Hint okyanusuna; oradan da kervanlarla Çin'e kadar uzatabiliyorlar.


DENIZ VE IRMAK GEMICILIGI

Kristof Kolomb zamanindaki, 1.600 tonajlik, 1.200 kisiyle 200 top tasiyan yelkenliler ve 100-200 tonajlik küçük gemiler de gelismisti. XIII. Louis 70 metre uzunlugunda, 15 metre genisliginde, 72 top tasiyan ve 15.000 metre kare yelkenleri olan bir gemiyi 1638'de denize indirdi. XIV. Louis zamaninda, özellikle Fransiz ve Hollandalilar sayesinde düzenli yolcu seferleri basladi. Gemilerin uzunlugu hâlâ 60 metreyi geçmiyordu, ama denge saglayici yan omurgalari, bir kablo araciligiyla idare edilen çember dümeni ve mükemmel manevra kabiliyeti saglayan sayisiz kare yelkenleri vardi. Kat kat uzanan güvertelerdeki namlular, düsmana 500-600 metre yaklasinca atese baslarlardi.

1624 yillarinda bir Hollandali fizikçi, elips biçiminde keresteden yapilmis ilk denizaltiyi suya indirmisti. Yukari asagi isleyebilen küreklerle yol alan bu gemi, Westminster'den Greenwich'e dogru dört metre derinlikte, iki mil kadar ilerleyebilmisti.

Gemicilige paralel olarak limanlar da gelismekteydi. Gemilerin limanlara girisini güvenlige almak için kiyi dalgakiranlari insa etmek, karaya yanasabilmeleri için havuzlari derinlestirmek ve yüklerini bosaltabilmek için rihtimlari uzatmak gerekiyordu. Hamburg, Amsterdam, Le Havre, Liverpool, Nantes, Bordeau,Lisbon gibi deniz limanlari durmadan büyüyor, Anvers, Londra gibi irmak limanlari gelisiyordu.

Suyolunun avantajlari uzun zamandan beri bilinmekteydi. Ticaret trafiginin gerektirdigi, tarifelere göre düzenli isleyise en iyi suyolu karsilik verebiliyordu. Üstelik itici güç burada, karayollarindan daha yüksek verim sagliyordu. Tonlarca yükün daglari ve vadileri asmasi için kaç beygire ihtiyaç vardir? Oysa, bunlar küçük bir mavnaya yüklendikten sonra, kiyidan tek bir beygirle çekilebiliyordu. Akarsuyun bu ise uygun olmadigi yerlerde de kanallar açmak zorunlu oluyordu. Venedik'in olaganüstü gelismesi ve önemi, sahip oldugu kanal sebekeleri sayesinde Bati Avrupa ile dogu ülkeleri arasinda baglanti saglayabilmesinden ileri gelmiyor muydu? Bunu, daha sonra. Kuzey ve Orta Avrupa ile Amerika arasinda, Amsterdam yapmaya basladi.

Italya, Rönesans'ta uygarligin öncülügünü yapmisti; arastirmacilarin zekâlarini kanal teknigi yönünde de isletmeleri beklenirdi. Lombardiya, arklarla sulama sistemini XI. yüzyilda uyguladi. XII. yüzyilda Tessin'in, XIII. yüzyilda da Adda'nin yatagini degistirmeyi basardilar. Su isleri teknigi yayginlasiyordu. Hollanda ve Fransa ilk tasarilarini hazirladilar. XV. yüzyilda Seine'de Eure'den Troyes'a kadar gemiler islemeye basladi. XVI. yüzyilda, Fransiz mühendisi Adam de Craponne (1527-1576), Ourance ile Rhone sularini birlestiren bir kanal yapti.

Mühendis Domenico kardeslerin (XV. yüzyil) gelistirdigi 'çifte kapili tasfiye havuzu' en son mükemmelligine eristi. IV. Henri 1604'te Briare'da kanal santiyeleri açtirdi. Bu is, Tourslu mühendis Hugues Crosnier'ye verildi ve 1642'de isletmeye açildi. Kralin bir suikasta kurban gitmesi, iç kargasaliklar ve savaslar nedeniyle bu is oldukça uzamisti. Bununla birlikte resmi makamlar ve mühendisler heyecan yaratan bir proje hazirladiklari için çalismalar sürdürülmüstü. Proje, Okyanus'la Akdeniz'i bir kanalla birlestirmekti ama, bu yüce kisiler, hiç bir sey gerçeklestiremediler. Uygulanabilir bir plani sonunda Languedodu basit bir vergi memuru olan Pierre-Paul Riquet (1604-1608) teklif etti ve Colbert'in de destegiyle 1667'de ilk kazmayi vurdu. Eserinin sona erdigini (1681) görmenin kivancina erisemediyse de, Riquet'in onur verici bir isi basardigi tartismasiz kabul edildi.

Bu çagda Hollanda'da iç suyollari gemiciliginde büyük gelismeler görülmüstü. Sanayi ve tarim merkezleri, mavna seferleriyle birbirlerine baglanmisti. Sözgelisi Delft ile Rotterdam arasinda en az on alti tekne islemekteydi. Bu ulasim araçlarinin düzenliliginden suyolunda sarsinti olmadigi için rahatligindan ve ucuzlugundan ötürü, insanlar, âdeta esyalara imreniyorlardi... Çünkü bunlar irmaklar boyunca keyifli keyifli giderlerken, insanlarin, yoldan baska her seye benzeyen, atlarin ayaklarini ya da arabalarin dingillerini kirdiklari soselerde eziyetli yolculuklara mahkûm edilmeleri haksizlik degildi de neydi? Bu nedenle de XV. yüzyildan baslayarak insanlarin da suyoluyla tasinmasi tasarlandi. Bu girisimler, XVII. yüzyilda resmilige büründü ve suyoluyla düzenli sekilde insan tasima isi ancak o zaman gerçeklestirilebildi. Böylece "su arabalari", kara arabalariyla ciddi bir rekabete basladi.

Su arabalari, Fransa'da 1625'te Paris-Tours arasinda islemeye konuldu. Bunu Auxerre, Lyon, Nantes "hatlari" izledi. Yolculuk uzun sürüyordu, ama en az üç kat daha ucuz ve kara tasitlariyla kiyaslanamayacak kadar da rahatti. Yolcu tasiyan sik ve süslü vapurlarda yolculara ayrilan bölümlere, manzarayi seyredebilmeleri için bastan basa cam takilmisti.
, 15 - Romantizm -  Klasik edebiyat akimina tepki olarak 18. yüzyilin sonlarinda dogan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanin yaratma özgürlügü önündeki her seye karsi durur. "En iyi kural, kuralsizliktir" diyen romantikler, insanin duygularini, düs gücünü hayata geçimesini ve insani düzeltmenin toplumu düzeltmekle olabilecegini savunurlar.

Romantizm akimi degisik ülkelerde degisik biçimlerde ortaya çikmistir. Alman edebiyatinda 18. yüzyilin ikinci yarisinda "coskuculuk" hareketiyle birlikte gelisir. Bu hareketin öncüleri Klopstock ve Herder Romantizm'in müjdesini verir. Ancak Romantizm'e giden kapiyi dünya edebiyatinin en büyük isimlerinden biri olan Johann Wofgang Goethe açmistir.

"Genç Werther'in Acilari" romaninda Goethe döneminin acilarini duygusal bir dille anlatmistir. "Wilhelm Miester" ve "Wilhelm Miester'in Seyahat Yillari" adli eserlerinde toplumun yeniden düzenlenmesi sorununa dokunur. Ama onun en büyük eseri "Faust"tur.

Goethe'nin açtigi yoldan ilerleyen Friedrich von Schiller ise yapitlarinda özgürlük, isyan, doga, ihtilal gibi Romantikler'in yaslandigi temel kavramlari yadsimadan tarih olgusunu zenginlestirmistir. "Haydutlar", "Hile ve Sevgi", "Mary Stuart", "Wilhelm Tell" gibi yapitlarinda despot yönetime baskaldirma temalarini isleyen Schiller'in tarihe açilma yönelimi daha sonraki Alman romantiklerini gelistirmistir.

Romantizmin Alman edebiyatinda siirdeki öncüsü Heinrich Heine'dir. Ingiliz edebiyatinda ise Romantizm kalin birer çizgi halinde kendini gösterir. Bu çizgide yer alan ilk isim tabiata karsi kutsal saygi düsüncesini benimseyen; siirlerinde dogayi yapmaciksiz bir dille anlatan William Wordsworth'tur. Onun disinda Samuel Taylor Coleridge, Percy Bysshe Shelley ve John Keats bu çizgide yer alir. Çizginin en kalin yerinde ise Lord Byron bulunur.

Ingiliz edebiyatinda daha çok siirde kendini gösteren Romantizm, Fransiz edebiyatinda daha yaygin bir özellik gösterir. François Rene de Chateaubrian, Romantizm'in müjdecisi olan roman, deneme ve gezi yazilari türünden eserler vermistir. Fransizlarin dünya edebiyatina kazandirdigi ve bu akimin en önemli yazarlari arasinda bulunan Victor Hugo disinda Benjamin Constant, Alphonse de Lamartine, Alfred de Vigny, Alfred de Musset ve Theophile Gautier sayilabilir.

Akimin öncüleri arasinda bulunan Byron ve Schiller'den etkilenen Aleksandr Puskin, Rus toplumunun renkliliginden de yararlanarak bu akimi zengilestirmistir. Yapitlarinda kullandigi yerel temalar nedeniyle kimi elestirmenlerce Puskin, Rus edebiyatinda gerçekçilige giden yolun açicisi olarak da degerlendirilir. Italyan edebiyatinda Romantizm akimi içinde anilmasi gereken iki isim vardir; Alessandro Manzonil ve Giacomo Leopardi.

Romantizm, Türk edebiyati üzerinde de etkili olmus, özellikle Tanzimat dönemini yazarlari bu akimi çagristiran eserler vermistir. Namik Kemal ve arkadaslarinin Victor Hugo'dan etkilendigi bilinmektedir.
, 16 - Armut ve Özellikleri -  Son zamanlarda gelisen soguk hava depolarinin sagladigi olanak sayesinde yilin her zamaninda tazeymis gibi sevilerek yenilen armut meyvesini veren Armut agaci, Gülgiller'dendir. Anayurdu, Anadolu'muz olan armut agacinin 20 türü ve bilinen 2.000 kadar çesidi vardir. Bunlardan, ülkemizin hemen hemen her yerinde yetistirilen armutlar, Pyrus communis bilimsel adiyla anilir.

7-8 m'ye kadar boylanabilen armut agacinin parçasiz, yalin biçimli yesil yapraklarinin kenarlari çok ince dislidir. Ilkbaharda erken açan beyaz renkli çiçekleri yabani güle benzer. Armut agaçlari, çogunlukla ikievciklidir. Yani erkek ve disi çiçek açan agaçlari ayridir. Ama, bazi armut türlerinde çiçeklerarasi tozlasma olayi yasanmadan meyve gelisir ve bu tür meyveler çekirdeksiz olur.

Aslinda armut kendine özgü biçimiyle ince kabuklu, yumusak çekirdekli, eti bol sulu ve lezzetli bir meyvedir. Ancak meyvesinin büyüme kosullarina göre etinde, az ya da çok kum (tas hücresi) topaklari bulunur. Yazlik armutlar haziran ayi sonlarinda, kislik armutlar ekim-kasim aylarinda hasat edilir. Taze olarak yenildigi gibi reçeli, marmeladi, tatlilari ve meyve suyu yapilarak tüketilen armuttan raki ve likör de yapilir. Armut agacinin kolay islenen ve iyi cila tutan kirmizi renkli odunu ince marangozluk islerinde kullanilir.

BESIN DEGERLERI

100 gr. taze armutta bulunan besin degerleri söyle siralanabilir: 61 kalori; 15.3 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 0,4 gr. yag; 1.4 gr. lif; 11 mgr. fosfor; 8 mgr. kalsiyum; 0,3 mgr. demir; 2 mgr. sodyum; 130 mgr. potasyum: 7 mgr. magnezyum; 20 IU A vitamini; 0,02 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,1 mgr. B3 vitamini; 0,017 mgr. B6 vitamini; 2.3 mcgr. folik asit: 4 mgr. C vitamini ve 0,5 mgr. E vitamini.

SAGLIGIMIZA YARARLARI

Yukarida sayilari besin degerlerinin yani sira;

o Içerdigi çok miktarda lif ve kum (tas hücresi) topaklari nedeniyle peklik çeken kisiler armut yerse rahatlarlar.

AGACININ ÜRETILMESI

Armut agaci, tohumuyla (çekirdekleriyle) çogaltilabilir. Topraktan süren çögürlerine, istenen armut türü asilanarak derin topraklarda yetisen yüksek boylu armut agaçlari elde edilir. Daha az derin topraklarda bodur armut agaçlari yetistirmek için anaç olarak ayva fidanlari kullanilip bunlara armut asisi uygulanir. Ancak bu tür agaçlar soguklara dayanikli degildir ve fazla sulama isterler.

AGACININ YETISTIRILMESI

Iklim istegi: Armut agaçlari, iliman iklimlerin bitkisidir. Kis mevsiminde soguklama gereksinimi yaklasik 1.200 saattir. -20 derecenin altinda geçirdigi toplam süre bundan kisa olursa agacin çiçeklenmesi gecikir, bazi tomurcuklari ölür. Kis donlarina dayanikli olan armut agaci, ilkbahar donlarindan etkilenir. Agaçlar, mümkünse böyle don tehlikesi olmayan yerlere dikilmelidir.

Toprak istegi: Armut agaçlari, toprak bakimindan çok seçici degildir. Gene de derin, geçirgen, sicak ve organik madde bakimindan zengin yerlerde agaçlarin gelismesi iyi, ürün verimi yüksek olur. Ancak, armut agacinin topragi kireçli olmamalidir.

Toprak isleme: Topraktaki yabani otlari yok etmek, topragi havalandirmak, nemi topraga geçirmek ve topragin isinmasini saglamak için yilda iki kez toprak kazilarak islemesi yapilir. Sonbahar-kis islemesi aralik ayi sonuna, ilkbahar islemesi mart basina kadar ve 8-10 cm. derinlikte olmak üzere uygulanir.

Sulama: Armut agaçlarinin en önemli isteklerinden biri de sulamadir. Susuz kalan agaçlarin meyve büyümesi yavaslar, ürün verimi azalir. Armut agaci çögüründen yetisenler (20-30 günde bir), ayva çögüründen yetistirilenlere göre (10-20 günde bir) daha seyrek sulanirlar.

Gübreleme: Armut agaçlarina, üç yilda bir yanmis çiftlik gübresi verilir. Ayrica her yil azotlu, fosforlu ve potasli fenni gübreler agaç altina serpilerek toprak çapalanir.

Meyve seyreltme: Her bir salkimdaki 3-5 meyve sayisi 1-2'ye indirilirse armut yeterli irilige erisir. Seyreltme elle ve olabildigince erken (meyveler küçükken) yapilmalidir.

Budama: Armut agaçlarina kis ve yaz budamasi olarak iki ayri zamanda; dikim budamasi, sekil budamasi, ürün budamasi ve gençlestirme budamasi biçiminde dört ayri biçimde budama uygulanir. Bu isleri, armut agaçlarindan ve budama isinden anlayan kisilerin yapmasi dogru olur.

Hastalik ve zararlilariyla mücadele: Armut agacinin yapraklarina dadanan zararlilarla, uzmanlara danisilarak zamaninda, eksiksiz ve aksatilmadan mücadele yapilmalidir.
, 17 - Ayçiçegi ve Özellikleri -

 Çerez olarak yedigimiz çekirdekleri ile çekirdeklerinden çikarilan sivi ve kati yaglarini siklikla tükettigimiz Ayçiçegi bitkisi, Bilesikgiller'dendir. Anayurdu bilinmeyen ayçiçegi, dünyada soya ve yerfistigindan sonra üçüncü sirayi alan önemli bir yag bitkisidir. Türkiye'de tarimi oldukça yeni olup giderek yayginlasmaktadir. 1,5-3 m. kadar boylanabilen bu biryillik otsu bitkinin sert bir sapi; parçasiz, üçgen biçimli, tüylü, yesil renkli, sert ve büyük yapraklari vardir.

Bitkinin çiçekligi, çapi 40 cm'e kadar ulasabilen bir kömeçtir. Bu kömecin ortasinda, sayisi 1,500'e kadar çikan ve daha sonra çekirdekleri olusturan tüpsü çiçekler ile kömecin çevresinde de altin renkli dil gibi sarkan dilsi çiçekler yer alir.

Ayçiçekleri gri, beyaz ya da siyah renkli çizgili selüloz kabukla örtülü olup bu kabugun içinde ayni biçimli kabuga yapisik olmayan yagli bir tohum bulunur. Iste ayçiçeginin bu tohumlari, disler arasinda kabuk çitlatilip çikarilarak yenilir. Preslerde sikilan ayçiçeklerinin yagi çikarilir, bu yag, yemeklik olarak ya da sabun ve boya endüstrilerinde kullanilir. Kalan küspe de hayvanlara yem olarak verilir.

BESIN DEGERLERI

100 gr. kabuklu ayçiçeginin içerdigi besin degerleri sunlardir: 528 kalori; 46,5 gr. yag (linoleik asit ve doymamis yaglar); 21,4 gr. lif: l ,4 mgr. B1 vitamini ve 39,2 mgr. E vitamini.

SAGLIGIMIZA YARARLARI

Yukarida görülecegi gibi, yüksek kalorisiyle çok önemli bir enerji kaynagi olmasinin yani sira ayçiçegi, dogal besinler arasinda en fazla E vitamini içerenidir. Böylece;

o E vitamini ve linoleik asit yönünden zengin olan ayçiçegi, kalbe yararlidir: Son zamanlarda yapilan arastirmalar, vücuttaki E vitamini düzeyinin düsük olusunun, kalp krizi geçirme rizikosunu artirdigini ortaya koymaktadir. E vitaminini düsük alan kisiler, angina pectoris denilen kalbin koroner damarlari yetmezliginden olusan kalp krizi geçirme rizikosunu üç kat fazla yasarlar. Ayrica linoleik asit, kötü kolesterol düzeyini düsürür. Damarlarda olusacak kan pihtilarinin damarlari tikamasini da önler.

o Ayçiçeginde bulunan E vitamini gibi antioksidan maddelerin fazlaligi, vücudun kansere karsi direncini artirmaktadir: Bu etki, kisinin katarakt olma rizikosunu da düsürür.

o Ayrica ayçiçegi tohumunun, idrari artirici ve gögsü yumusatici etkileri de vardir. Ayçiçegi tohumlari, ezilip yara lapasi yapilarak çibanlari olgunlastirmada da kullanilabilir.

Iste bu etkileri saglamak üzere ayçiçegi sivi yaglarinin yiyeceklerimizde kullanilmasi ve çekirdeklerinin (tohumlarinin) çerez olarak günde 40-60 graminin tüketilmesinin yarari anlasilmaktadir.

Dikkat: Asiri isitmadan ya da kötü depolamadan ötürü eksimis, kokmus ya da küflenmis ayçiçeklerini ya da bozulmus yagini tüketmek, vücutta istenmeyen zararli maddelerin olusmasina yol açabilir.

BITKISININ ÜRETILMESI

Ayçiçegi bitkisi, tohumuyla (yani kavrulmamis ayçekirdekleriyle) çogaltilir. Tohumlar dolgun, hastaliksiz, kiriksiz ve çimlenme gücünü yitirmemis olmalidir. Bu nitelikleri tasiyan tohumlarin güvenilir kuruluslardan saglanmasi dogru olur. Ayçiçegi tohumlari, hava sicakligi 8-10 derece oldugu zamanda ekilmelidir.

Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerimizde mart baslarinda; Trakya ve Marmara bölgelerimizde martin ikinci yarisinda; Dogu Anadolu'nun soguk yerlerinde daha geç ekim yapilir. Ekim küçük bahçelerde elle, tarlalarda makineyle (mibzerle) yapilmaktadir. Ekimde siradaki tohum araliklari 25-35 cm. ve tohumun topraga ekilme derinligi nemli topraklarda 3-4 cm., en çok 7-8 cm. olur.

BITKISININ YETISTIRILMESI

Iklim istegi: Ayçiçegi, günesli ortami seven bir bitkidir. Isigi sevdigi için bulutlu havalardan çok etkilenir. Çiçeklenme ve tohum baglama dönemlerinde havanin bir ay süreyle kapali olmasi tane verimini %30 düsürmektedir. Tohumlarinin çimlenmesi için uygun sicaklik 8-10 derecelerdir. Hava sicakligi 15 dereceye çikarsa çimlenme hizlanir. Çiçeklenme için en uygun sicakliklar 21-24 derecelerdir. Daha düsük sicakliklarda tane verimi düser. Tane baglama dönemindeki çok yüksek sicakliklar da yag oranini düsürüp ürünün niteligini bozmaktadir.

Toprak istegi: Ayçiçegi bitkisi, iyi nem tutan humuslu topraklari sever. Çünkü iyi çimlenmesi için toprakta yeterince nem bulunmalidir. Bitki, asiditesi yüksek olan topraklardan hoslanmaz. Ayrica bitkinin ekilecegi toprakta, üst üste birkaç yil ayçiçegi ekimi yapilmamis olmalidir. Çünkü yüksek boylu bitki, topraktan önemli miktarlarda besin maddesi kaldirir. Ayçiçegi ekimi yapilacak toprakta uygulanacak ekim nöbetinde bakla bitkisi ya da diger baklagiller yer alabilir. Böylece ayçiçegi bitkisinin tane verimi ve niteliginin düsmesinin önlenmesi saglanmis olur.

Sulama: Güçlü bir kök sistemine sahip oldugu için ayçiçegi bitkisi kisa süren kurakliklardan çok etkilenmez. Çiçeklenmeden 20 gün önce baslayip çiçeklenmeden 20 gün sonraya kadar süren kurakliklar tane verimini düsürür. Bu nedenle bitkinin kurak yaz günlerinde azar azar sulanmasi iyi sonuç verir. Tasirma biçiminde sulanirsa ayçiçegi bitkisinin kökleri topraktan çikabilir ve bitki yana devrilebilir.

Gübreleme: Yukarida belirtildigi gibi dev bir otsu bitki olan ayçiçegi, topraktan büyük ölçüde besin maddesi kaldirmaktadir. Bu nedenle gübrelenmesi önem kazanir.

Ayçiçegi ekiminin yapilacagi topraga azotlu ve fosforlu fenni gübreler verilir. Topraga potasli gübre verilip verilmeyecegi, yapilacak toprak analizleriyle belirlenmelidir.

Hasat (Derim): Ayçiçegi bitkisinin hasat zamani ve hasadin yapilis sekli de önemlidir. Hasatta gecikilirse kuslarin tanelere verecegi zarar artar ve tane dökülmeleri ortaya çikar. Hasat erken yapilirsa tanelerde yag oram düsük olur. Agustos-eylül aylarinda hasat yapilacak bitkilerde, çiçek tabaninin (kömecin) kenarindaki sari çiçekler dökülmüs, tablanin arkasi kahverengine dönüsmüs, bitkinin sapindaki yapraklar kurumus, tablanin dis kenarini kaplayan koruyucu yapraklar da kahverengilesmistir ve tabla ortasindaki tohumlarin (çekirdeklerin) kabugu sertlesmistir. Iste bu duruma gelen ayçiçekleri, küçük bahçelerde çiçek tablasi biçakla kesilerek, tarlalarda hu